Felsefe, Mantık ve Argümantasyon
Haklı olduğuna inanmak, bir görüşü başkasına kabul ettirmeye yeter mi, yoksa düşüncenin uyması gereken kurallar mı var?
Konular
- 1. KONU
Düşünme ve Dil İlişkisi
Aklındakini anlatacak kelimeyi bulamadığında eksik olan düşünce mi, yoksa kelime mi?
- 2. KONU
Mantık ve Argümantasyonun Temel Kavramları
Yüz bin kişinin beğendiği bir ürünün işe yaradığını söylemek neden ikna edici görünür ama yine de hatalı olabilir?
- 3. KONU
Argümantasyonun Yapısı
Uzun ve dağınık bir konuşmanın içindeki asıl iddiayı ve onu taşıyan gerekçeleri nasıl ayıklarsın?
Ünitenin kavramları
30 KAVRAMDüşünme ve Dil İlişkisi
- Düşünme
- Zihnin anlamlandırma, sorgulama, karşılaştırma ve çıkarım yapma etkinliğidir.
- Sessiz konuşma
- Bazı düşünürlerin düşünmeyi anlatmak için kullandığı, kişinin kendi kendisiyle konuşması anlamına gelen nitelemedir.
- Dil
- Duygu ve düşüncelerin sembollerle ifade edilmesini sağlayan, insanlar arasında anlaşmayı ve iletişimi kuran sistemdir.
- Gösterge
- Dilde bir kavramı temsil eden öğedir; dil, göstergelerin dizgesidir.
- Kavram
- Düşünmenin aracılığıyla gerçekleştiği, dilde göstergelerle temsil edilen düşünce birimidir.
- İmge
- Zihinde canlandırılan görüntüdür; düşünme kavramların yanında imgeler aracılığıyla da gerçekleşir.
- Örtük uzlaşma
- Toplum üyeleri arasında açıkça kararlaştırılmadan, uzun zaman içinde kendiliğinden oluşmuş ortak kabuldür.
- Düşünme-dil ilişkisi
- Dil ile düşünmenin birbirine nasıl bağlı olduğunu, hangisinin diğerine dayandığını soran felsefi tartışmadır.
Mantık ve Argümantasyonun Temel Kavramları
- Mantık
- Doğru düşünmenin kurallarını inceleyen, bilinenden bilinmeyene ulaşmayı sağlayan ve zihni hatalardan koruyan disiplindir.
- Özdeşlik ilkesi
- Bir akıl yürütmede bir terime başta hangi anlam verildiyse sonuna kadar o anlamda kullanılması gerektiğini söyleyen ilkedir; "A, A’dır." biçiminde ifade edilir.
- Çelişmezlik ilkesi
- Bir yargının aynı anda hem doğru hem yanlış olamayacağını söyleyen ilkedir; "Bir şey aynı anda hem A hem de A olmayan değildir." biçiminde ifade edilir.
- Üçüncü hâlin imkânsızlığı ilkesi
- Bir yargının ya doğru ya yanlış olduğunu, üçüncü bir seçeneğin bulunmadığını söyleyen ilkedir; "Bir şey ya A’dır ya da A değildir." biçiminde ifade edilir.
- Yeter-sebep ilkesi
- Yeterli bir neden olmadan hiçbir yargının doğru, hiçbir olgunun var olamayacağını söyleyen ilkedir.
- Önerme
- Doğru ya da yanlış olabilen, bir durum hakkında yargı bildiren cümledir.
- Bileşik önerme
- Birden fazla yargı içeren, "ve, veya, ise, ancak ve ancak" gibi bağlaçlarla kurulan önermedir.
- Doğruluk
- Bir önermenin bildirdiği yargının gerçeğe uygun olmasıdır.
- Akıl yürütme
- Zihnin yargılar arasında bağ kurarak bilinenlerden bilinmeyenleri elde etmesidir.
- Öncül
- Bir akıl yürütmede ya da argümanda sonucu kanıtlayan önermedir; P harfiyle gösterilir.
- 2. KONU3. KONU
- Tümdengelim
- Genel bir yasa ya da yargıdan yola çıkarak özel sonuçlara ulaşan akıl yürütmedir.
- Tümevarım
- Gözlemlenen birçok olaydan yola çıkarak bir genelleme ortaya koyan akıl yürütmedir.
- Analoji
- Bazı yönlerden birbirine benzeyen şeylerin başka özellikler bakımından da benzer olacağını kabul eden akıl yürütmedir.
- Argüman
- Bir görüşü kanıtlarla desteklemek, gerekçelendirmek ya da çürütmek için kullanılan iddialar bütünüdür.
- 2. KONU3. KONU
- Tutarlılık
- Bir akıl yürütmedeki önermelerin birbirini desteklemesi, öncüller ile sonuç arasında mantıksal uyum bulunmasıdır.
- Safsata
- Görünüşte geçerli ve ikna edici duran ama mantık bakımından hatalı akıl yürütmeye dayanan argümandır.
Argümantasyonun Yapısı
- İddia
- Bir argümanda öne sürülen ve gerekçelerle desteklenen düşüncedir.
- Gerekçe
- Bir iddiayı destekleyen, onun neden kabul edilmesi gerektiğini gösteren dayanaktır; argümanda öncül görevi görür.
- Mantıksal yapı
- Bir argümanın öncülleri ve sonucu ayrılarak açık, net ve nesnel biçimde gösterilmiş hâlidir.
- Sembolleştirme
- Argümanı oluşturan önermelerin harflerle gösterilmesidir; öncüller P (P1, P2, P3...), sonuç C ile sembolleştirilir.