İçeriğe geç
FELSEFE 10 · 2. ÜNİTE

Felsefe, Mantık ve Argümantasyon: Yazılıya Hazırlık Çalışma Soruları

Bu sorular konuyu tekrar etmen için. Önce kendin cevapla, sonra kontrol et.

Kısa cevaplı sorular

1. Blok · Tanımdan kavram

Aşağıdaki tanımları oku ve her birinin hangi kavrama ait olduğunu bul. Havuzdaki kavramlardan ikisi hiçbir tanıma uymuyor.

Seçenekler
  • Gösterge
  • Düşünme-dil ilişkisi
  • Sessiz konuşma
  • Dil
  • İmge
  • Kavram
  • Örtük uzlaşma
  • Düşünme
  1. Duygu ve düşüncelerin sembollerle ifade edilmesini sağlayan; sürekli değişip gelişen, insanlar arasında iletişimi ve kültürel aktarımı sağlayan sistem.

  2. Zihnin anlamlandırma, sorgulama, karşılaştırma ve çıkarım yapma etkinliği.

  3. Bazı düşünürlerin düşünmeyi anlatmak için kullandığı, kişinin kendi kendisiyle konuşması anlamına gelen niteleme.

  4. Dilde bir kavramı temsil eden öğe; dil, bu öğelerin oluşturduğu bir dizge olarak da tanımlanır.

  5. Zihinde canlandırılan görüntü; düşünme yalnızca kavramlarla değil, bunlar aracılığıyla da gerçekleşir.

  6. Kimse oturup kararlaştırmadan, toplum üyeleri arasında uzun zaman içinde kendiliğinden oluşan ve dilin dayandığı ortak kabul.

Cevapları göster
  1. Dil. Sembollerle ifade, iletişim ve kültürel aktarım dilin özellikleridir. Düşünme ise bir iletişim sistemi değil, zihinsel bir süreçtir.
  2. Düşünme. Tanımda bir sistemden değil, zihnin yaptığı bir etkinlikten söz ediliyor; bu düşünmedir. Dil ise bu etkinliğin sonuçlarını ifade etmeye ve paylaşmaya yarar.
  3. Sessiz konuşma. Düşünmenin, kişinin kendi kendisiyle yaptığı bir konuşma gibi görülmesine sessiz konuşma denir. Bu niteleme düşünme ile dil arasındaki yakın bağı vurgular.
  4. Gösterge. Gösterge, kavramın dildeki temsilcisidir. Kavram ise temsil edilen düşünce birimidir; yani gösterge kavramın kendisi değil, onu dilde karşılayan öğedir.
  5. İmge. Kitaba göre düşünme kavramlar ve imgeler aracılığıyla gerçekleşir. Zihinde canlanan görüntü imgedir; dildeki temsilci öğe olan gösterge ile karıştırma.
  6. Örtük uzlaşma. Dil, kökeni eski zamanlara uzanan örtük bir uzlaşma sistemidir. Örtük denmesinin nedeni, bu kabulün açıkça kararlaştırılmamış olmasıdır.
2. Blok · Sınıflandırma

Aşağıdaki örneklerin her birinin aklın hangi ilkesiyle ilgili olduğunu bul.

Seçenekler
  • Özdeşlik ilkesi
  • Çelişmezlik ilkesi
  • Üçüncü hâlin imkânsızlığı ilkesi
  • Yeter-sebep ilkesi
  1. Bir tartışmanın başında özgürlük sözcüğünü istediğini yapmak anlamında kullanan birinin, tartışmanın sonunda aynı sözcüğü yasalara uymak anlamında kullanması akıl yürütmeyi bozar.

  2. Bu sınıftaki bütün öğrencilerin yüzme bildiği doğruysa, bu sınıfta yüzme bilmeyen öğrenciler olduğu da aynı anda doğru olamaz.

  3. Odadaki lamba ya yanıyordur ya da yanmıyordur; bu ikisinin dışında üçüncü bir durum yoktur.

  4. Bir dedektifin, şüpheliyi suçlu ilan etmeden önce onun suçu işlediğini gösteren yeterli kanıtı araması.

  5. Bir konuşmacının ilk cümlesinde ders sözcüğüyle okuldaki matematik dersini, sonraki cümlesinde hayattan alınan dersi kastetmesi ve bu ikisinden tek bir sonuç çıkarması.

  6. Bir maç için takımın bu maçı ya kazandığı ya da kazanmadığı söylenebilir; bunların dışında bir seçenek yoktur.

Cevapları göster
  1. Özdeşlik ilkesi. Özdeşlik ilkesine göre bir terime başta hangi anlam verildiyse akıl yürütme boyunca o anlamda kullanılmalıdır. Sözcüğün anlamı yolda değiştiği için bu ilke çiğnenmiştir.
  2. Çelişmezlik ilkesi. Birbiriyle çelişen iki yargı aynı anda doğru olamaz; bu çelişmezlik ilkesidir. Üçüncü hâlin imkânsızlığı ise tek bir yargının ya doğru ya yanlış olduğunu söyler.
  3. Üçüncü hâlin imkânsızlığı ilkesi. Bir şeyin ya A ya da A olmayan olması, üçüncü bir seçeneğin bulunmaması bu ilkenin konusudur. Burada iki yargının çatışması değil, tek bir durumun iki olasılığı söz konusu.
  4. Yeter-sebep ilkesi. Yeterli bir neden olmadan hiçbir yargı doğru sayılamaz; yeter-sebep ilkesi budur. Dedektif suçlu yargısını yeterli dayanak olmadan kurmak istemiyor.
  5. Özdeşlik ilkesi. Aynı sözcük akıl yürütmenin ortasında farklı bir anlama kayıyor. Terimin anlamının akıl yürütme boyunca aynı kalması gerektiğini söyleyen ilke özdeşlik ilkesidir.
  6. Üçüncü hâlin imkânsızlığı ilkesi. Kazanmadı seçeneği beraberliği ve yenilgiyi de kapsar; bu yüzden üçüncü bir seçenek kalmaz. Bir şeyin ya A ya da A olmayan olması üçüncü hâlin imkânsızlığı ilkesidir.
3. Blok · Tanımdan kavram

Aşağıdaki tanımları oku ve her birinin hangi kavrama ait olduğunu bul. Havuzdaki kavramlardan ikisi hiçbir tanıma uymuyor.

Seçenekler
  • Tümevarım
  • Safsata
  • Önerme
  • Analoji
  • Bileşik önerme
  • Akıl yürütme
  • Doğruluk
  • Tümdengelim
  1. Doğru ya da yanlış olabilen, bir durum hakkında yargı bildiren cümle; soru, emir ve dilek cümleleri bu gruba girmez.

  2. Ve, veya, ise gibi bağlaçlarla kurulan ve birden fazla yargı içeren önerme.

  3. Bir önermenin bildirdiği yargının gerçekle örtüşmesi.

  4. Bütün memelilerin akciğerle solunum yaptığı bilgisinden yola çıkıp yunusun da akciğerle solunum yaptığı sonucuna varmak gibi, genel bir yargıdan özel bir sonuca ulaşan akıl yürütme.

  5. Mahalledeki on beş kedinin de süt içtiğini görüp bütün kedilerin süt içtiği sonucuna varmak gibi, gözlemlenen birçok örnekten genel bir yargıya ulaşan akıl yürütme.

  6. Bazı yönlerden birbirine benzeyen iki şeyin, başka özellikler bakımından da benzer olacağını kabul eden akıl yürütme.

Cevapları göster
  1. Önerme. Önerme doğru ya da yanlış olabilen bir yargı bildirir. Yanlış bir yargı bildiren cümle de önermedir; önemli olan doğru olması değil, doğru ya da yanlış diye değerlendirilebilmesidir.
  2. Bileşik önerme. Birden fazla yargı içeren önerme bileşik önermedir ve ayrı önermelere bölünebilir. Örneğin Ece ve Can çalışkandır önermesi iki ayrı yargıya ayrılabilir.
  3. Doğruluk. Doğruluk yargının gerçeğe uygun olmasıdır. Tutarlılık ise önermelerin birbirini desteklemesidir; tutarlı önermeler gerçekle örtüşmeyebilir.
  4. Tümdengelim. Genelden özele giden akıl yürütme tümdengelimdir. Tümevarım bunun tersini yapar; tek tek gözlemlerden genel bir yargıya ulaşır.
  5. Tümevarım. Tek tek gözlemlerden genellemeye varmak tümevarımdır. Analojide ise genellemeye değil, benzer olduğu düşünülen başka bir şey hakkında bir sonuca varılır.
  6. Analoji. Benzerlikten hareketle başka bir benzerlik çıkarmak analojidir. Benzerlik zayıfsa bu akıl yürütme yanlış analoji safsatasına dönüşebilir.
4. Blok · Sınıflandırma

Aşağıdaki örneklerin her birindeki safsata türünü bul.

Seçenekler
  • Otoriteye başvurma
  • Adam karalama
  • Cımbızlama
  • Yanlış analoji
  • Nedensellik hataları
  • Popülerliğe başvurma
  1. Bir tarla sulama yönteminin en doğru yöntem olduğunu, başka hiçbir gerekçe göstermeden yalnızca dedelerimizden beri böyle yapıldığını söyleyerek savunmak

  2. Sınıf başkanlığı seçiminde rakibinin kantin önerisini tartışmak yerine onun notlarının kötü olduğunu söyleyip önerisini reddetmek

  3. Kantindeki ürünlerin sağlıklı olduğunu göstermek için yalnızca iki meyve suyunun içeriğini paylaşıp raftaki şekerli içecekleri hiç anmamak

  4. Telefonun da bilgisayar gibi elektronik bir cihaz olduğunu söyleyip, bilgisayar masada kullanıldığına göre telefonun da yalnızca masada kullanılması gerektiğini savunmak

  5. Yeni spor ayakkabısını giydiği gün iki gol atan birinin, gollerin sebebinin ayakkabı olduğuna karar vermesi

  6. Sınıftaki öğrencilerin çoğu bir matematik sorusunun cevabını 12 bulduğu için doğru cevabın 12 olduğunu savunmak

Cevapları göster
  1. Otoriteye başvurma. Kitaba göre otoriteye başvurma, uzmanların, kurumların ya da geleneklerin saygınlığını bir koz olarak kullanmaktır. Burada gelenek, gerekçenin yerine konuyor.
  2. Adam karalama. Önerinin içeriği yerine öneriyi yapan kişiye saldırılıyor; bu adam karalamadır. Notları kötü olan birinin önerisi de doğru olabilir.
  3. Cımbızlama. İddiayı destekleyen veriler seçiliyor, çelişen veriler bilerek dışarıda bırakılıyor; bu cımbızlamadır. Gösterilen veriler doğru olsa bile bütünü yansıtmıyor.
  4. Yanlış analoji. İki şeyin bir yönden benzemesinden, kullanım biçimlerinin de aynı olması gerektiği sonucu çıkarılıyor. Bu benzerlik o sonucu taşımaya yetmediği için yanlış analojidir.
  5. Nedensellik hataları. İki olayın aynı günde olması, birinin diğerinin nedeni olduğunu göstermez. Sebep-sonuç bağı yetersiz kurulduğu için bu bir nedensellik hatasıdır.
  6. Popülerliğe başvurma. Bir cevabı çok kişinin vermesi onun doğru olduğunu kanıtlamaz. Çoğunluğun kabulünü kanıt yerine koymak popülerliğe başvurmadır.

Açık uçlu sorular

Açık uçlu · 1

Üç yaşındaki kardeşin henüz pek az kelime biliyor ama blokları devrilmeyecek biçimde dizmenin yolunu deneyerek buluyor. Ablan bunun gerçek bir düşünme olmadığını, kelimesi olmayan bir şeyin düşünülemeyeceğini söylüyor. Sen de geçen hafta bir arkadaşına neden kırıldığını anlatmaya çalışırken hissettiğini tam karşılayan kelimeyi bulamamış, bu yüzden derdini anlatamamıştın.

Bu üç örnekten hareketle düşünme ile dil arasında hangi neden-sonuç bağlarını kurabilirsin? Kitapta düşünme-dil ilişkisi üzerine verilen üç görüşten hangisini daha savunulabilir bulduğunu gerekçesiyle açıkla.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Ablanın görüşü kitaptaki hangi görüşe uyar?

Doğru. Ablan kelimesi olmayan şeyin düşünülemeyeceğini söylüyor; bu, dili düşünmenin temeli sayan birinci görüştür.

Bu şık doğru değil. Bu ikinci görüştür ve ablanın söylediğinin tersini savunur: Düşünme için dil gerekli değildir.

Bu şık doğru değil. Bu üçüncü görüştür. Ablan ise düşünmeyi tamamen dile bağlıyor, yani birini ötekine indirgiyor.

Kardeşinin bloklarla yaptığı deneme en çok neyi gösterir?

Bu şık doğru değil. Kardeşin kelimesini bilmediği bir sorunu çözüyor. Bu örnek düşünmenin dile tümüyle bağlı olduğu görüşünü desteklemez, zayıflatır.

Doğru. Kitaba göre düşünme kavramlar ve imgeler aracılığıyla gerçekleşir. Kardeşin blokları zihninde canlandırarak deniyor; bu da dil olmadan da düşünmenin mümkün olduğunu gösterir.

Bu şık doğru değil. Bu bilgi kitapta yer alır ama bu örnek onu göstermez. Kardeşin dili kullanarak değil, deneyerek ve zihninde canlandırarak sonuca ulaşıyor.

Cevabında bunlar olmalı
  • Kardeşin örneği dil olmadan da düşünmenin mümkün olduğunu gösterir; düşünme kavramların yanında imgelerle de gerçekleşir.
  • Senin örneğin düşüncelerin ve duyguların ifade edilmesi için dile ihtiyaç olduğunu gösterir; uygun kelime bulunamayınca düşünce başkasına aktarılamaz.
  • Dil düşünceleri geliştirir, düzenler, zenginleştirir ve somutlaştırır; yani dil düşünmenin sonucunu etkiler.
  • Bu bağlar birlikte değerlendirildiğinde dil ile düşünmenin birbirini etkilediği ama birinin diğerine indirgenemediği görüşü güçlenir; öğrenci başka bir görüşü seçerse onu da bu örneklerle gerekçelendirir.
Örnek cevap

Kardeşimin blokları devrilmeden dizmenin yolunu bulması, dil olmadan da düşünmenin mümkün olduğunu gösteriyor; o, kelimelerle değil zihninde canlandırdığı görüntülerle düşünüyor. Benim arkadaşıma derdimi anlatamamam ise düşünceyi başkasına aktarmak için dile ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Ayrıca doğru kelimeyi bulsaydım duygumu kendime de daha net açıklayabilirdim; demek ki dil düşünceyi düzenliyor. Bu yüzden ablamın görüşüne katılmıyorum. Bence en savunulabilir görüş, dil ile düşünmenin birbirini etkilediği ama birinin ötekine indirgenemeyeceğidir.

Açık uçlu · 2

Okul kütüphanesinin okuma kampanyası afişinde, ne kadar çok kelime bilirsen o kadar iyi düşüneceğin yazıyor. Arkadaşın Emre afişe itiraz ediyor: Kuzeni çok az kitap okuyor ama ilçenin satranç şampiyonu ve çok iyi düşünüyor. Kütüphane görevlisi ise kelime öğrenmenin insanın düşüncelerini düzenlemesine yardım ettiğini söylüyor.

Afişteki iddiayı, Emre'nin itirazını ve görevlinin sözünü birlikte değerlendir. Üçünü de hesaba katan, kendi içinde çelişkisiz bir görüş oluştur.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Emre'nin satranç örneği afişteki iddiayı neden tek başına çürütmez?

Doğru. Afiş dilin düşünmeye katkı sağladığını söylüyor. Satranç örneği düşünmenin yalnızca dile bağlı olmadığını gösterir; dilin katkısını yok saymaz.

Bu şık doğru değil. Satranç da düşünmedir; anlamlandırma, karşılaştırma ve çıkarım içerir. Örneğin zayıflığı bu değildir.

Bu şık doğru değil. Az kitap okumak dili hiç kullanmamak demek değildir. Örnek yalnızca okumanın az olduğunu söylüyor.

Cevabında bunlar olmalı
  • Kitaba göre dil düşünceleri geliştirir, düzenler ve zenginleştirir; görevlinin sözü bu fikri destekler.
  • Dil olmadan da düşünme mümkündür; düşünme imgeler aracılığıyla da gerçekleşir. Emre'nin satranç örneği bunu gösterir.
  • Bu iki fikir çelişmez: Dil düşünmenin tek koşulu değildir ama onu güçlendirebilir. Afişteki iddia ancak bu sınırla kabul edilebilir.
  • Kurulan görüş üç sesi de hesaba katar ve birbiriyle çelişen yargılar içermez.
Örnek cevap

Afiş, kelime bilgisinin düşünmeyi güçlendirdiğini söylüyor; görevlinin de dediği gibi kelimeler düşüncelerimizi düzenlememize yardım ediyor. Emre'nin kuzeni ise az okumasına rağmen satrançta çok iyi düşünüyor; bu da düşünmenin yalnızca kelimelerle olmadığını, zihinde canlandırılan hamlelerle de yapılabildiğini gösteriyor. Bu iki durum birbiriyle çelişmiyor. Bence kelime bilmek iyi düşünmenin tek koşulu değil ama düşünceleri zenginleştiren ve başkalarına aktarmamızı sağlayan önemli bir araç. Bu yüzden afişteki cümle, ne kadar çok kelime bilirsen düşüncelerini o kadar iyi düzenler ve anlatırsın biçiminde yazılsaydı daha doğru olurdu.

Açık uçlu · 3

Sınıfının mesaj grubunda okul formalarının renkli olup olmaması tartışılıyor. Deniz, yakındaki özel okulun renkli forma giydiğini ve o okulun başarılı olduğunu söyleyip renkli forma giyerlerse kendilerinin de başarılı olacağını yazıyor. Can, Deniz'e derslere hep geç kalan birinin formadan ne anlayacağını soruyor; Ece ise ankette öğrencilerin çoğunun renkli formaya evet dediğini, demek ki renkli formanın başarıyı artıracağını söylüyor.

Üç mesajdaki akıl yürütmeleri incele: Her birinde hangi akıl yürütme türü ya da safsata var, öncülleri sonucu neden desteklemiyor? Ardından forma konusunda safsata içermeyen, öncülleri sonucunu destekleyen kendi argümanını kur.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Deniz'in akıl yürütmesi için hangisi doğrudur?

Doğru. Deniz iki okul arasındaki forma benzerliğinden başarı benzerliğini çıkarıyor. Başarıyı formanın belirlediğine dair bir gerekçe olmadığı için bu benzerlik sonucu taşımıyor.

Bu şık doğru değil. Deniz pek çok örnekten bir genelleme yapmıyor; tek bir okula benzemekten yola çıkıyor. Bu yüzden tümevarım değil, analojidir.

Bu şık doğru değil. Deniz'in akıl yürütmesinde genel bir yasa yok. Tek bir okulla yapılan karşılaştırmadan sonuca gidiyor.

Ece'nin akıl yürütmesindeki hata hangisidir?

Bu şık doğru değil. Cımbızlamada çelişen veriler bilerek gizlenir. Ece bir veriyi gizlemiyor; çoğunluğun tercihini başarının kanıtı sayıyor.

Doğru. Öğrencilerin çoğunun renkli formayı istemesi, renkli formanın başarıyı artırdığını kanıtlamaz. Çoğunluğun beğenisini kanıt yerine koymak popülerliğe başvurmadır.

Bu şık doğru değil. Ece bir uzmanın, kurumun ya da geleneğin saygınlığına dayanmıyor. Dayandığı şey çoğunluğun görüşüdür.

Cevabında bunlar olmalı
  • Deniz analoji kuruyor ama tek bir benzerlikten başarı benzerliği çıkardığı için akıl yürütme yanlış analojiye dönüşüyor.
  • Can, Deniz'in görüşünü değil kişiliğini hedef alıyor; bu adam karalamadır ve forma konusunda hiçbir gerekçe sunmaz.
  • Ece çoğunluğun tercihini başarının kanıtı sayıyor; bu popülerliğe başvurmadır.
  • Öğrencinin kurduğu argümanda öncüller sonucu gerçekten destekler, öncüllerle sonuç arasında tutarlılık vardır ve hiçbir safsata türü kullanılmaz.
Örnek cevap

Deniz bir analoji kuruyor ama yalnızca forma rengi benzediği için başarının da benzeyeceğini söylüyor; bu yanlış analojidir, çünkü başarıyı formanın belirlediğine dair bir gerekçe yok. Can, Deniz'in görüşünü değil geç kalmasını eleştiriyor; bu adam karalamadır. Ece ise çoğunluğun isteğini başarının kanıtı sayıyor; bu da popülerliğe başvurmadır. Benim argümanım şu: Formanın amacı öğrencilerin rahat etmesi ve okulda eşit görünmesidir. Ankette öğrencilerin çoğu renkli formada kendini daha rahat hissedeceğini söylüyor ve renkli forma da herkes için aynı olabilir. O hâlde renkli forma bu iki amaca da uygun olduğu için seçilebilir.

Açık uçlu · 4

Mahalle toplantısında söz alan bir veli şöyle konuştu: Okulun çevresindeki sokaklarda akşamları aydınlatma yetersiz. Kış aylarında öğrenciler etüt çıkışında eve karanlıkta dönüyor ve karanlık sokaklar hem trafik kazası hem de güvenlik açısından risk taşıyor. Bu nedenle okul çevresindeki sokaklara ek aydınlatma konmalı.

Velinin argümanını mantıksal yapıya dönüştür: Öncülleri P1, P2, P3 diye, sonucu C diye yaz. Ardından argümanı anlamını değiştirmeden kendi cümlelerinle yeniden ifade et. Son olarak argümanı ikna edici bulup bulmadığını gerekçesiyle açıkla.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Bu argümanın sonucu (C) hangisidir?

Bu şık doğru değil. Bu cümle sonucu destekleyen bir gerekçedir, yani öncüldür. Argümanda kanıtlanmak istenen şey bu değildir.

Doğru. Bu nedenle ifadesiyle başlayan ve diğer cümlelerin desteklediği önerme sonuçtur. Öncüller bu iddianın neden kabul edilmesi gerektiğini gösterir.

Bu şık doğru değil. Bu cümle de sonucu destekleyen öncüllerden biridir. Kendisi bir gerekçe olarak kullanılıyor, varılan iddia değil.

Aşağıdakilerden hangisi argümanı anlamını değiştirmeden yeniden ifade eder?

Doğru. Bu ifade bütün öncülleri ve sonucu koruyor, yalnızca cümle yapısını değiştiriyor. Anlam eklenmiyor ya da çıkarılmıyor.

Bu şık doğru değil. Bu ifade sonucu değiştiriyor: Veli aydınlatma istiyor, etüdün kaldırılmasını değil. Yeniden ifade ederken sonuç korunmalıdır.

Bu şık doğru değil. Bu ifade argümanın kapsamını genişletiyor ve öncülleri değiştiriyor. Veli yalnızca okul çevresindeki sokaklardan ve öğrencilerden söz ediyor.

Cevabında bunlar olmalı
  • P1: Okulun çevresindeki sokaklarda akşamları aydınlatma yetersizdir. P2: Kış aylarında öğrenciler etüt çıkışında eve karanlıkta döner. P3: Karanlık sokaklar kaza ve güvenlik açısından risk taşır. C: Okul çevresindeki sokaklara ek aydınlatma konmalıdır.
  • Yeniden ifade ederken öncüller ve sonuç korunur; yeni bir iddia eklenmez, argümanın kapsamı daraltılmaz ya da genişletilmez.
  • Değerlendirmede öncüllerin doğru olup olmadığı ve sonucu yeterince destekleyip desteklemediği tartışılır; görüş gerekçeyle verilir.
Örnek cevap

P1: Okulun çevresindeki sokaklarda akşamları aydınlatma yetersizdir. P2: Kış aylarında öğrenciler etüt çıkışında eve karanlıkta döner. P3: Karanlık sokaklar kaza ve güvenlik açısından risklidir. C: Okul çevresindeki sokaklara ek aydınlatma konmalıdır. Kendi cümlelerimle: Öğrenciler kışın etütten sonra okulun yakınındaki karanlık sokaklardan geçmek zorunda kaldığı ve bu karanlık hem kazaya hem başka tehlikelere yol açabildiği için bu sokaklar daha iyi aydınlatılmalıdır. Argümanı ikna edici buluyorum, çünkü öncüller sonucu doğrudan destekliyor ve sonuç, öncüllerde sözü edilen sorunun dışına taşmıyor.