İnsan Zekâsı ve Yapay Zekâ
Bir algoritmanın yaptığı portre açık artırmada yüksek fiyata satılırsa, o resmi yapan zeki midir?
Paris’teki bir sanat topluluğu, 14. ve 20. yüzyıllar arasında yaşamış ressamların binlerce portresiyle bir yapay zekâ algoritmasını eğitti. Algoritmanın görevi, öğrendiği tarzlardan yola çıkarak hiç var olmamış bir portre yapmaktı. Ortaya çıkan “Edmond Belamy’nin Portresi” bir açık artırmada yüksek bir fiyata satıldı. Bulanık fırça izleri ve imza yerine konan matematiksel formül, eleştirmenleri ikiye böldü: Bu eser bir insana mı aittir, bir makineye mi? Tartışmanın merkezinde eski bir soru var: Zekâ nedir?
İnsan zekâsı
Zekâ, deneyimlerden öğrenmeyi, problem çözmeyi ve yeni durumlara uyum sağlamak için bilgiyi kullanmayı içeren zihinsel bir potansiyeldir. Satranç bu potansiyelin nasıl çalıştığını iyi gösterir. Satrançta şans yoktur; sonuç oyuncuların zekâsına ve öngörüsüne bağlıdır. İyi bir oyuncu yalnızca o anki hamlesini değil, rakibin olası karşılıklarını ve kendi cevaplarını da önceden hesaplar. Bunun için hafızasını, mantıksal düşünmesini ve sezgilerini birlikte kullanır. Araştırmalar satrancın oyuncular üzerinde pek çok olumlu zihinsel etkisi olduğunu gösteriyor.
Zekâ doğuştan mı gelir, geliştirilebilir mi? Bir görüşe göre doğuştan gelen özellikler zekânın potansiyelini belirler; yaşantı ve deneyim ise bu potansiyelin ne kadar gelişeceğini gösterir. Zekânın tek tür olup olmadığı da tartışılır. Fatih Sultan Mehmet’in dil, mühendislik ve strateji gibi farklı alanlardaki başarısı ile bir satranç ustasının tek alandaki derin uzmanlığı aynı tür zekâyı mı gösterir? Mustafa Kemal Atatürk’ün hem başarılı bir asker hem de toplumu etkileyen bir lider olması, bir insanda birden fazla zekâ türü bulunabileceğini düşündürür.
Zekâyı ölçmek
Psikologlar zekâyı nesnel biçimde değerlendirebilmek için zekâ testleri geliştirdi. İlk sistemli zekâ testlerini Fransız psikolog Alfred Binet (1857-1911) hazırladı; bugünkü testler onun çalışmalarına dayanır. Alman psikolog William Stern (1871-1938) bu testlerden yararlanarak kısaca “IQ” denen zekâ bölümü kavramını ortaya koydu.
IQ testleri genel bir puan verir; ama içlerindeki farklı alt testler zekânın tek boyutlu olmadığını gösterir. Modern ölçümler zihinsel yetenekleri iki temel gruba ayırır:
| Akışkan zekâ | Kristalize zekâ | |
|---|---|---|
| Nedir? | Yeni ve alışılmadık durumlarda mantık yürütme, soyut düşünme, örüntü tanıma | Eğitim ve deneyimle edinilen bilgi ve becerilerin bütünü |
| Neye dayanır? | Bilgiyi anlık işlemeye, yeni problemi hızla çözmeye | Bellekte depolanan öğrenilmiş içeriğe; okul, tekrar ve uygulamayla gelişir |
| Yaşla birlikte | Genellikle genç yetişkinlikte en yüksek düzeye ulaşır, sonra yavaş yavaş azalır | Görece sabit kalır, hatta bir süre gelişmeye devam eder |
Daha önce hiç görmediğin bir şifreli bulmacayı çözmeye çalışırken akışkan zekânı, tarih sınavında öğrendiklerini hatırlarken kristalize zekânı kullanırsın.
Zekânın farklı yüzleri
Zekâ yalnızca okul başarısını ölçen bir kavram değildir. Farklı becerileri anlatmak için farklı zekâ türlerinden söz edilir:
| Zekâ türü | Ne yapar? |
|---|---|
| Sosyal zekâ | Sosyal ilişkileri anlar ve yönetir; farklı ortamlara ve kişiliklere göre iletişimini esnetir, çatışmayı yapıcı biçimde çözer |
| Duygusal zekâ | Başkalarının duygularını fark eder ve onlara uygun karşılık verir; empatiyi ve yapıcı iletişimi mümkün kılar |
| Analitik zekâ | Problemi parçalarına ayırıp adım adım inceler; seçenekleri nesnel ölçütlerle tartar, düşünme hatalarını fark eder |
| Ruhsal zekâ | Hayatın anlamı, amaçları ve değerleri üzerine düşünür; zor olaylarda iç kaynaklarını kullanarak dayanıklılık gösterir |
Bir grup çalışmasında küsen iki arkadaşı barıştıran öğrenci sosyal zekâsını, bir arkadaşının sessizliğinden üzgün olduğunu fark eden öğrenci duygusal zekâsını kullanır.
Yapay zekâ
Yapay zekâ, düşünme, öğrenme ve problem çözme gibi insana özgü bilişsel yetenekleri bilgisayar sistemlerinde modellemeye çalışan, disiplinler arası bir bilim dalıdır. Bu kavramı ilk tanımlayan kişi 1956’da John McCarthy (1927-2011) oldu. Alan, yola insanın düşünme biçimini taklit etme amacıyla çıktı; ilerleyen yıllarda doğadaki canlı sistemleri de örnek almaya başladı. Tek bir bilime dayanmaz; matematikten, mantıktan, biyolojiden ve sosyolojiden yararlanır. Makine öğrenmesi, derin öğrenme, veri madenciliği ve robotik bugün her biri ayrı uzmanlık isteyen alt dallarıdır.
Yapay zekânın psikolojiyle de bağı vardır. Bir sistemin nasıl öğrendiğini ya da nasıl karar verdiğini incelemek, insan zihnindeki benzer süreçleri anlamak için bir model sunar. Psikologlar öğrenme, düşünme ve karar verme gibi karmaşık zihinsel süreçleri bu modeller sayesinde daha ayrıntılı inceleyebilir.
İnsan zekâsı ile yapay zekâ yan yana
Bengü internetten bir ürün sipariş eder. Ürün zamanında gelir ama sipariş ettiği ürün değildir. Şikâyetini hem bir müşteri temsilcisine hem de yapay zekâ destekli bir sohbet robotuna iletir. İkisi de cevap verir. Bu örnek üzerinden iki zekâyı karşılaştırabilirsin:
| Özellik | İnsan zekâsı (müşteri temsilcisi) | Yapay zekâ (sohbet robotu) |
|---|---|---|
| Empati ve duyguları fark etme | Bengü’nün kırgınlığını sezip ona göre konuşabilir | Yazılan sözcüklerden duyguyu tahmin edebilir, ama hissetmez |
| Hız | Bir anda bir müşteriyle ilgilenir | Pek çok başvuruyu aynı anda ve hızla yanıtlar |
| Uyum sağlama | Beklenmedik bir durumda yeni bir çözüm bulabilir | Eğitildiği örneklerin dışındaki durumlarda zorlanabilir |
| Deneyimden sonuç çıkarma ve akıl yürütme | Yaşadıklarını anlamlandırır, sezgisini de kullanır | Büyük miktarda veriden örüntü çıkarır |
| Görevi tamamlama | Yorulabilir, dikkati dağılabilir | Kesintisiz çalışır, aynı işi aynı biçimde tekrar eder |
İnsan zekâsı yalnızca bilgi işlemekten ibaret değildir; anlamlandırma ve sezgi gibi özellikleri de içerir. Edmond Belamy portresi de bu yüzden tartışmalıdır. Algoritma, eğitildiği ressamların eserleri olmasaydı o portreyi yapabilir miydi? Bir görüşe göre yapamazdı; algoritmanın yaptığı, var olan eserlerden öğrendiği tarzları yeniden birleştirmektir. Karşı görüşe göre ise ortaya çıkan portre daha önce hiç yoktu; insan ressamlar da kendilerinden öncekilerin eserlerinden öğrenerek resim yapar. Bu soru, zekânın var olanı işlemek mi yoksa hiç olmayanı üretmek mi olduğu tartışmasına bağlanır ve cevabı sana kalır.
Konunun kavramları
9 KAVRAM- Zekâ
- Deneyimlerden öğrenmeyi, problem çözmeyi ve yeni durumlara uyum sağlamak için bilgiyi kullanmayı içeren zihinsel potansiyeldir.
- Zekâ bölümü (IQ)
- William Stern'in zekâ testlerinden yararlanarak ortaya koyduğu, zekâyı sayısal bir puanla ifade eden kavramdır.
- Akışkan zekâ
- Yeni ve alışılmadık durumlarda mantık yürütme, soyut düşünme ve örüntüleri tanıma yoluyla çözüm geliştirme kapasitesidir.
- Kristalize zekâ
- Kişinin hayat boyunca eğitim ve deneyimle edindiği, bellekte depolanan bilgi ve becerilerin bütünüdür.
- Sosyal zekâ
- Sosyal ilişkileri ve bu ilişkilerin dinamiklerini anlama ve etkili biçimde yönetme becerisidir.
- Duygusal zekâ
- Başkalarının duygularını fark etme ve onların duygusal durumuna uygun karşılık verme becerisidir.
- Analitik zekâ
- Bir problemi parçalarına ayırıp adım adım inceleyerek mantıksal sonuçlara ulaşma becerisidir.
- Ruhsal zekâ
- Hayatın anlamı, amaçları ve değerleri üzerine düşünme ve davranışlarını bu doğrultuda yönlendirme becerisidir.
- Yapay zekâ
- İnsana özgü düşünme, öğrenme ve problem çözme gibi bilişsel yetenekleri bilgisayar sistemlerinde modellemeyi amaçlayan disiplinler arası bilim dalıdır.
KENDİNE SOR
Zekâ, var olanı işlemek midir, yoksa hiç olmayanı üretmek mi? Yapay zekânın ürettiği bir portreyi örnek alarak hangi tarafta durduğunu gerekçeleriyle savun.