İçeriğe geç
2. ÜNİTE · 3. KONU

Teknoloji Bağlamında Aksiyolojik Problemler

Bir robot birine zarar verdiğinde suçlu kimdir; robot mu, onu yapan mı, yoksa kullanan mı?

Teknoloji yalnızca neyin gerçek olduğuna dair algımızı değiştirmez; neye değer verdiğimizi ve nasıl davrandığımızı da etkiler. Bu, teknolojinin aksiyolojik, yani değer ve eylemle ilgili problemlerinin alanıdır. Teknolojideki gelişmeler değer ve eylem alanında güvenlik, değerlerin tahribatı ve ahlaki eylemin imkânı gibi problemler doğurur. Özellikle iletişim ve bilgi teknolojilerindeki riskler bu gelişmeleri sorgulamayı gerekli kılar.

Bugünün insanında yalnızlık, umutsuzluk, doyumsuzluk, yüzeysellik ve yabancılaşma gibi belirtiler yaygındır ve bunlarda teknolojinin izi görülür. İletişim imkânları arttıkça yüz yüze, içten ve samimi ilişkiler kurma ihtimali azalıyor; insanlar daha yüzeysel ve araçsal ilişkileri seçiyor. İnsan yalnızlaşıyor, sosyal ilişkilerin desteğinden yoksun kalıyor. Sonuçta değerler alanında bir bozulma yaşanıyor ve ahlaki eylemin kendisi sorun hâline geliyor. Bu tartışmaların başlıcaları güvenlik, yapay zekâ ve sosyal medya üzerinedir.

Güvenlik sorunları ve mahremiyet

Bilgi teknolojileri sayesinde verilere ulaşmak, onları işlemek, kullanmak ve saklamak çok kolaylaştı. İletişim ağları kişisel bilgileri birer veri olarak işleyip kullandıkça güvenlik kaygısı doğar ve mahremiyet ihlali ortaya çıkar. İzinsiz erişim yalnızca bireyleri vurmaz; bankalar, sigorta ve finans şirketleri, sağlık kurumları ve savunma sanayisi kuruluşlarının bilgileri de aynı tehdit altındadır.

Bir başka güvenlik kaygısı savaş sanayisindeki ilerlemeden gelir. Kitle imha silahlarının artışı ve ülkeler arasındaki silahlanma yarışı bütün insanlık için endişe vericidir. Artık cephe savaşlarından çok teknolojik silahların savaşı söz konusudur.

Görünüm Ne oluyor?
Siber suç Bilgisayarı, ağı ya da ağa bağlı bir cihazı hedef alır. Çoğu para kazanmak isteyen bilgisayar korsanlarınca işlenir; bazen de siyasi ya da kişisel amaçla bilişim sistemlerine zarar vermek ister.
Kimlik hırsızlığı ve dolandırıcılık Sosyal medyada çalınan hesaplar üzerinden insanlardan para istenir, hayalî ürün satışıyla insanlar dolandırılır.
Yapay zekâ destekli kameralar Görüntü verilerini analiz ederek insanları, araçları ve nesneleri tanır ve takip eder.
Otonom araçlar ABD’de Temmuz 2023 ile Mayıs 2024’ün ortası arasında otonom araçların yaklaşık 400 kazaya karıştığı belirtildi. Bu kazalarda 5 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi ağır yaralandı.

Güvenlik sorunlarıyla mücadele, millî beraberlik, bağımsızlık ve ülkenin geleceği açısından da önem taşır.

Yapay zekâ: Robotlar ahlaklı davranabilir mi?

Yapay zekâ, teknolojinin görünür uzantısı olan makinelere, insan gibi düşünen ve davranan sistemlere verilen addır. İnsanın ve toplumun ihtiyaçları için üretilir; bu tasarımların temelinde biyolojik taklit ilkeleri vardır. Amaç konforu ve refahı artırmaktır. Yapay zekâ bugün basit aletlerde bile kullanılıyor, insan aklının ve gücünün yerine geçiyor, yaşam biçimlerini ve toplum yapısını kökten değiştiriyor. Ama insanın kontrolündeki bu teknolojinin kontrolden çıkmasından ya da insanın yerini almasından endişe ediliyor.

Robot fikri yeni değildir. Cezerî, tarihte robot teknolojisinin öncüsü ve mucidi olarak bilinir. Kandil saati, kendi kendine çalışan su makinesi, saz çalan robot, masa makinesi ve pompa otomatı onun icatları arasındadır. Cezerî’den bugüne, özellikle son yıllarda yaşanan baş döndürücü değişim robotların insan hayatındaki yerini sorgulatıyor.

Bu yüzden şu soru gündemde: Robotlar ahlaklı davranabilir mi? Tartışılan sorular şunlardır: Robotlar insan gibi davranabilir mi? Bilinçleri ve iradeleri var mı? Onlara ahlaki sorumluluk yüklenebilir mi? Sürücüsüz bir aracın kaza anında yolcuyu mu yayayı mı koruyacağı ikilemi bu sorunun en somut hâlidir.

Sosyal medya, ekonomi ve siyaset

İletişim teknolojileri insanları ekran aracılığıyla bir araya getirir ama yüz yüze iletişimin gerçekliğini, samimiyetini ve şeffaflığını dışarıda bırakır. Bağımlılık, gerçeklikten kopma, kaygı, kimlik parçalanması, gözetleme ve gözetlenme, mutsuzluk sosyal medya kullanımıyla birlikte ortaya çıkan sorunlardır.

Sosyal medya e-ticaret gibi ekonomik bir işlev de görür. Hızlı ve kolay olduğu için cazip görünse de güvenilirlik ve vergilendirme sorunları doğurur. Sosyal ve siyasal süreçlerde de rolü büyüktür: Kamuoyunun oluşumunu etkiler ve dezenformasyona yol açar.

Bauman ve sosyal medya

Zygmunt Bauman (1925-2017) önce sosyal medyanın neden bu kadar çekici olduğunu sorar. Ona göre sosyal medya, insanların çoğu zaman ahlaki ve etik kısıtlamalardan uzak biçimde kendilerini rahatça ifade etmesine imkân verir. Gerçek temasın getirdiği utanma, dışlanma, reddedilme ve engellenme gibi rahatsızlıklardan korur. İnsanlar burada olmak istedikleri profillerle görünür. Göz teması olmayan bir mesajlaşma, konuşmanın riskli bir diyaloğa dönüşmesini engeller. Kendini yalnız, fark edilmemiş, dışlanmış ve ihmal edilmiş hisseden biri için sosyal medya büyük bir imkândır.

Bauman’a göre insanlar sosyal medyayla kişisel hayatlarını bir panoptikona, yani gardiyanların mahkûmları sürekli izleyebildiği bir hapishane modeline dönüştürür. Bu gözetim alanını ayakta tutan şey, kullanıcıların izlenmesiyle elde edilen bilgilerden kâr sağlanmasıdır. İnsanlar sunulan imkânlar karşılığında mahremiyet haklarından vazgeçer. Dijital ağda bırakılan her iz saklanır, kullanılır ve yok olmaz.

Bauman teknolojinin toplumsal huzuru ve güvenliği sağlayamayacağını düşünür. Çünkü ona göre teknoloji kördür; bir yere varmak için değil, hareket ettiği için hareket eder. Bu kendiliğinden işleyiş, insanın teknolojiye hâkim olmasını imkânsız kılar. O hâlde teknolojiye hâkimiyet, onu bütünüyle kontrol etmek değil; birey ve toplum üzerindeki etkilerini fark edip bilinçli ve eleştirel bir tutum geliştirmektir.

Bauman’ın sosyal medyaya dair sözleri:

  • “Taşınabilir elektronik itiraf hücreleri ile donanmış ergenler, bir itiraf toplumunda yaşama sanatı konusunda eğitilen ve eğiten çıraklardır.”
  • “Düşünüyorum, o hâlde varım.” değil “Hakkımda konuşuluyor, o hâlde varım.”
  • “Ekrandaki hayat kendi hayatımızı küçük, önemsiz ve sıkıcı gösterir.”

Değerlerin tahribatı

Oxford Üniversitesi 2024’te yılın kelimesi olarak brain rot (beyin çürümesi) ifadesini seçti. İfade, bir kişinin çoğu önemsiz ya da gereksiz olan çevrim içi içeriği aşırı tüketmesi sonucunda zihinsel veya entelektüel olarak yıpranmasını anlatır. Uzmanların belirttiğine göre insanlar o yıl bu ifadeye, sosyal medyada saatlerce düşük kaliteli içerik izlemenin zararlarından endişe ettiklerinde sıkça başvurdu.

Teknoloji bugün temel ihtiyaçları karşılamanın çok ötesine geçti ve bir eğlence aracına dönüştü. Bu durum eğlence sektöründe lüks talepleri artırdı. Oyun, ses ve görüntü teknolojileri gelişti, üretim-tüketim ilişkileri değişti, yeni davranış biçimleri ve ahlaki sorunlar ortaya çıktı. Bu yüzden teknolojinin değeri üzerine felsefi sorgulama yoğunlaştı.

Bir başka kaynak da bilime bakışımızdır. İnsanın karşılaştığı bütün sorunlara, bilimsel yöntem geçerli tek yöntemmiş gibi cevap arandı. Sorunların değerle ilgili yanı bir kenara bırakıldı, yalnızca somut ve görünür yanları ele alındı. Bu da değerlerin tahribatını hızlandırdı ve insanın kendi doğasına yabancılaşmasına yol açtı.

Sanat da bu değişimden payını aldı. Dijitalleşmeyle sanatın tanımı ve sınırları değişti. NFT teknolojisi (değiştirilemeyen, benzersiz, taklit edilemez ve bölünemez dijital varlıklar) sanatçılara ve sanatseverlere yeni bakış açıları sunabilir.

Ahlaki eylemin imkânı

Ahlaki eylemin imkânı problemi, yeni teknolojiler karşısında etik kuralların oluşturulamamasıdır. Nedenlerinden biri sosyal ilişkilerdeki karmaşıklık, etkilerinden biri kuralsızlıktır. Sosyal medyayı yalnızca bir özgürlük alanı sayıp eylemlerimizin sorumluluğunu bir kenara bırakırsak bu sorunla doğrudan karşılaşırız.

Jürgen Habermas’a göre teknoloji bir ideolojidir, yani bir düşünce sistemidir. Bu sistemde insana hizmetten çok tehlike öne çıkar; bu tehlikeler insanın sonunu bile getirebilir. Teknoloji yükseldikçe insanın toplumsal ve siyasal tavrı etkisizleşir, anlamını kaybeder. Devletin en üst kurumları bile teknolojik gelişmeyi yönlendiremez hâle gelir; buna rağmen bu gelişmenin gerisinde kalmamak için yoğun çaba gösterir.

Benzer bir kaygıya göre bugün teknolojiden beklenen iyilik büyük ölçüde azalıyor. Bu, insanın manevi varlığı ile teknolojik yapılar arasındaki çelişkiyi görmemizi kolaylaştırır. Teknolojik gelişme insan ruhu ile makine arasında aşılmaz bir boşluk açar; teknoloji ilerledikçe insanın manevi varlığı geriler ve teknoloji hâkim olunan değil, esir olunan bir şeye dönüşür.

Teknolojinin bütün isteklerimizi karşılayıp her sorunumuzu çözebileceğini düşünenler de vardır. Teknolojiyi bir mucize gibi gören bu kişilere göre ölümsüzlük bile teknolojiyle aşılabilecek bir sorundur. Bunu bir yanılgı sayanlar da vardır.

Konunun kavramları

11 KAVRAM
Güvenlik sorunları
Verilerin işlenmesinden ve kullanılmasından doğan, siber saldırı, mahremiyet ihlali ve silah teknolojilerinin yol açtığı yıkım gibi sorunlardır.
Mahremiyet ihlali
Kişisel bilgilerin ya da kurum ve şirket bilgilerinin izinsiz biçimde ele geçirilmesi, işlenmesi ve kullanılmasıdır.
Siber suç
Bilgisayarı, bilgisayar ağını ya da ağa bağlı bir cihazı hedef alan; çoğu zaman para kazanmak, bazen de sistemlere siyasi ya da kişisel amaçla zarar vermek için işlenen suçtur.
Yapay zekâ
Teknolojinin görünür uzantısı olan makinelere, insan gibi düşünen ve davranan sistemlere verilen addır.
Dezenformasyon
Yanlış ya da yanıltıcı bilginin yayılmasıdır; sosyal medya kamuoyunun oluşumunu etkilerken buna yol açabilir.
Panoptikon
Gardiyanların mahkûmları sürekli izleyebilmesi için tasarlanmış hapishane modelidir; Bauman sosyal medyadaki gözetimi buna benzetir.
Teknolojiye hâkimiyet
Bauman'a göre teknolojiyi bütünüyle kontrol etmek değil, onun birey ve toplum üzerindeki etkilerini fark edip bilinçli ve eleştirel bir tutum geliştirmektir.
Değerlerin tahribatı
Bireysel ve toplumsal hayatın temelini oluşturan değerlerin yitirilmesidir.
Brain rot (beyin çürümesi)
Kişinin, çoğu önemsiz olan çevrim içi içeriği gereğinden fazla tüketmesi yüzünden zihinsel ya da entelektüel olarak yıpranmasıdır.
NFT
Değiştirilemeyen, benzersiz, taklit edilemez ve bölünemez dijital varlıklardır.
Ahlaki eylemin imkânı
Yeni teknolojiler karşısında etik kuralların oluşturulamaması problemidir; sonucu kuralsızlıktır.

KENDİNE SOR

Sosyal medyada insan özgür müdür, yoksa farkında olmadan bir gözetim düzeninin tutsağı mı? Görüşünü gerekçeleriyle savun.

Kartlarla kendini dene