Cevaplar
Kısa cevaplı sorular
1. blok: Aşağıdaki tanımları oku ve her birinin hangi kavrama ait olduğunu bul. Havuzdaki kavramlardan ikisi hiçbir tanıma uymuyor.
- Tekhne
- Teknik
- Teknoloji
- Makineleşme
- Ontolojik problem
- Aksiyolojik problem
2. blok: Aşağıdaki örneklerin her birinin teknolojiye yönelik dört tutumdan hangisine uyduğunu bul.
- Teknofili
- Teknofobi
- Uygun teknoloji
- Teknolojik anarşi
- Teknofobi
- Uygun teknoloji
3. blok: Aşağıdaki tanımları oku ve her birinin hangi kavrama ait olduğunu bul. Havuzdaki kavramlardan ikisi hiçbir tanıma uymuyor.
- Çerçeveleme
- Varlığın unutuluşu
- Köksüzlük ve yurtsuzluk
- Objektifleştirme
- Sahip olma arzusu
- Simülakr
4. blok: Aşağıdaki görüşleri oku ve her birinin hangi düşünüre ait olduğunu bul. Bir isim birden fazla görüşün cevabı olabilir; havuzdaki bir isim hiçbir görüşe uymuyor.
- Martin Heidegger
- Martin Heidegger
- Gabriel Marcel
- Gabriel Marcel
- Jean Baudrillard
- Jacques Ellul
Açık uçlu sorular
1. Görüntülü konuşma ailenin zaman ve mekân algısını nasıl değiştiriyor? Bu değişikliği teknolojinin hem olumlu hem olumsuz yanlarını göz önünde tutarak değerlendir ve bayramın nasıl geçirilmesi gerektiği konusunda gerekçeli bir tutum al.
Cevabında bunlar olmalı:
- Görüntülü konuşma mesafeyi ortadan kaldırır; uzaktaki biriyle her gün yüz yüze konuşmak mümkün olur, yani zaman ve mekân algısı değişir.
- Teknolojinin iki yüzü vardır: Konfor, hız ve kolaylık sağlar ama bazı insani deneyimlerin, örneğin el öpme ve aynı sofrada buluşmanın yerini tutamayabilir.
- Tutum alınırken hem teknolojinin sağladığı yarar hem de kaybedilebilecek değer birlikte tartılır; tek yönlü bir değerlendirme yapılmaz.
Örnek cevap:
Görüntülü konuşma, babaannemle aramızdaki şehirler arası mesafeyi neredeyse yok ediyor. Eskiden yılda bir mektupla haberleşilirken şimdi her akşam yüzünü görebiliyoruz; bu, teknolojinin zaman ve mekân algımızı değiştirdiğini gösteriyor. Bu değişiklik bize yakınlık sağlıyor ama bayramın anlamı yalnızca konuşmak değil. El öpmek, aynı sofrada oturmak ekrandan yapılamıyor. Bu yüzden bence her akşamki görüşmeler sürmeli ama bayramda babaannemin yanına gitmeliyiz; teknoloji yüz yüze buluşmayı tamamlamalı, onun yerine geçmemeli.
2. Bu olaydaki ontolojik ve aksiyolojik problemleri ayır; her biri için olaydan bir örnek göster. Sonra Selin Hanım'ın durumunda hangi problemi daha derin bulduğunu gerekçesiyle açıkla.
Cevabında bunlar olmalı:
- Kilidin açılması ve görüntülerin sızması aksiyolojik bir problemdir: Güvenlik sorunu ve mahremiyet ihlali eylem ve değer alanında ortaya çıkar.
- Selin Hanım'ın kararlarını sisteme bırakıp kendi evinde misafir gibi hissetmesi ontolojik bir problemdir: Kendine yabancılaşmayı gösterir.
- Ontolojik problemler varlık, varoluş ve anlamla; aksiyolojik problemler seçim, eylem ve değerle ilgilidir.
- Hangi problemin daha derin olduğu gerekçeyle savunulur; örneğin güvenlik açığı kapatılabilir ama kişinin kendi yaşamına yabancılaşması sistem güvenli olsa da sürebilir.
Örnek cevap:
Kapı kilidinin uzaktan açılması ve kamera görüntülerinin sızması aksiyolojik bir problemdir, çünkü bu bir güvenlik sorunu ve mahremiyet ihlalidir. Selin Hanım'ın ne zaman uyuyacağına sistemin karar vermesi ve kendini evinde misafir gibi hissetmesi ise ontolojik bir problemdir; burada bir yabancılaşma var. Bence daha derin olan ontolojik problem. Güvenlik açığı daha güçlü bir şifreyle kapatılabilir ama Selin Hanım kararlarını sisteme bırakmaya devam ederse sistem güvenli olsa bile kendi hayatına yabancı kalır. Bu yüzden sistemi tamamen kaldırmasa da kararları yeniden kendisinin vermesi gerektiğini düşünüyorum.
3. Gabriel Marcel bu uygulamayı nasıl değerlendirirdi? Onun bakışını en az bir öncül ve bir sonuçla argüman biçiminde yaz. Ardından Marcel'in eleştirisine katılıp katılmadığını gerekçesiyle açıkla.
Cevabında bunlar olmalı:
- Marcel'e göre insanı verimliliği hesaplanabilen bir nesne ya da makine modeli gibi görmek, yani objektifleştirmek, insanın varlığının anlamını, değerini ve kutsallığını zedeler.
- İnsan, özellikle manevi yanıyla, bilimsel yöntemin konusu olmaktan uzaktır; bu yüzden insana dair sorunlara yalnızca ölçme ve hesaplama zihniyetiyle yaklaşmak yanlıştır.
- Bu indirgeme ontolojik anlam kaybına ve insanın kendine yabancılaşmasına yol açar; kardeşin kendini bir yüzde olarak görmesi bunun işaretidir.
- Öğrenci Marcel'e katılsa da katılmasa da gerekçe gösterir; örneğin ölçmenin bir yarar sağladığını kabul edip insanı yalnızca ölçüme indirgemenin sınırını tartışır.
Örnek cevap:
Marcel'e göre insan, verimliliği hesaplanabilen bir makine gibi ele alınamaz. Kurs merkezi öğrencileri yalnızca çalışma süresi ve doğru sayısıyla tanımlıyor. O hâlde Marcel'e göre bu uygulama öğrencinin insan olarak değerini zedeler ve onu kendine yabancılaştırır. Kardeşimin kendini bir yüzde olarak görmesi bunun açık bir örneği. Ben Marcel'e büyük ölçüde katılıyorum; çalışma süresini bilmek işe yarayabilir ama bir öğrencinin merakı, çabası ve o gün yaşadıkları bir sayıya sığmaz. Ölçüm öğretmene yardımcı olabilir ama öğrenciyi anlatmanın tek yolu olmamalı.
4. Uygulamayı kullanmalı mısın? Bauman'ın sosyal medyadaki gözetimi panoptikona benzetmesini ve teknolojiye hâkimiyet konusundaki görüşünü kullanarak kendi görüşünü kur. Karşı görüşün en güçlü gerekçesini de yaz ve ona bir cevap ver.
Cevabında bunlar olmalı:
- Bauman'a göre insanlar sosyal medyada kişisel yaşamlarını bir panoptikona, yani sürekli izlenebilen bir alana dönüştürür; bu gözetimden elde edilen bilgilerden kâr sağlanır.
- İnsanlar sunulan imkânlar karşılığında mahremiyet haklarından vazgeçer; dijital ağda bırakılan izler saklanır ve kullanılır.
- Bauman'a göre teknolojiye hâkimiyet onu bütünüyle kontrol etmek değil, etkilerini fark edip bilinçli ve eleştirel bir tutum geliştirmektir.
- Karşı görüşün gerekçesi (güvenlik, arkadaş grubuna katılma isteği gibi) dürüstçe yazılır ve buna gerekçeli bir cevap verilir.
Örnek cevap:
Bence bu uygulamayı kullanmamalıyım ya da en azından konumumu sürekli açık tutmamalıyım. Bauman, insanların sosyal medyada kendi yaşamlarını herkesin izleyebildiği bir panoptikona çevirdiğini söyler; bu uygulamada da herkes birbirini her an izliyor ve konum bilgilerimiz reklam şirketlerine kazanç sağlıyor. Zeynep'in konumunu kapatınca suçlanması, izlenmeyi reddetmenin bile şüpheli görüldüğünü gösteriyor. Karşı görüşün en güçlü gerekçesi, konum paylaşmanın arkadaşların güvenliğini artırması. Buna cevabım şu: Güvenlik için konumu yalnızca ailemle ve gerektiğinde paylaşabilirim. Bauman'ın dediği gibi teknolojiyi tümüyle kontrol edemem ama nasıl kullanacağıma bilinçli olarak karar verebilirim.
felsefesinifi.com/11-sinif/teknoloji-ve-hayat/yazili-hazirlik/