İçeriğe geç
FELSEFE 11 · 1. ÜNİTE

Çevre Sorunları ve Felsefe: Yazılıya Hazırlık Çalışma Soruları

Bu sorular konuyu tekrar etmen için. Önce kendin cevapla, sonra kontrol et.

Kısa cevaplı sorular

1. Blok · Tanımdan kavram

Aşağıdaki tanımları oku ve her birinin hangi kavrama ait olduğunu bul. Havuzdaki kavramlardan ikisi hiçbir tanıma uymuyor.

Seçenekler
  • Sürdürülebilirlik
  • Çevre felaketi
  • Fiziksel çevre
  • Mekanik dünya görüşü
  • Doğal çevre
  • Çevre
  • Sürdürülebilir kalkınma
  • Sosyokültürel çevre
  1. Soluduğun havadan konuştuğun dile kadar, yaşamını etkileyen doğal ve toplumsal koşulların tamamı.

  2. Bir şehirdeki ağaçlar, dere ve tepeler gibi doğal unsurlarla yollar, köprüler ve binalar gibi insan yapımı unsurların birlikte oluşturduğu çevre.

  3. Komşuluk ilişkileri, aile içindeki bağlar, konuşulan dil, sürdürülen gelenekler ve paylaşılan değerler üzerinden şekillenen çevre.

  4. Doğayı, dişlileri sökülüp takılabilen bir saat gibi gören; parçalarını çözüp insanın işine göre kullanmayı mümkün sayan anlayış.

  5. Fabrikaların çalışmasını, yeni iş alanlarının açılmasını ve insanların daha iyi yaşamasını isteyen ama bunu doğaya zarar vermeden yapmayı hedefleyen kalkınma anlayışı.

  6. Bir fabrikadaki kaza ya da yıllarca süren yanlış uygulamalar yüzünden bir bölgede doğanın ve insan yaşamının geniş çapta, uzun süre zarar görmesi.

Cevapları göster
  1. Çevre. Çevre yalnızca doğa demek değildir; hava ve su kadar dil, gelenek ve insan ilişkileri de çevreye girer. Tanım yalnızca doğal unsurları anlatmadığı için doğal çevre değil, kavramın kendisi olan çevredir.
  2. Fiziksel çevre. Doğal çevre yalnızca insan eli değmemiş unsurları kapsar. Tanımda yollar ve binalar da olduğu için doğal ve yapay unsurları birlikte toplayan fiziksel çevre doğru cevaptır.
  3. Sosyokültürel çevre. Sosyokültürel çevre insan ilişkileri temelinde şekillenir; dil, gelenek ve değerler de buna girer. Fiziksel çevre ise doğal ve yapay unsurlardan oluşur.
  4. Mekanik dünya görüşü. Kilit nokta doğanın bir makineye benzetilmesidir. Kitap bu görüşün benimsenmesiyle doğanın insan için bir kaynak olarak görüldüğünü ve çevre sorunlarının artmasına zemin hazırlandığını anlatır.
  5. Sürdürülebilir kalkınma. Tanımın odağında kalkınma var: Ekonomi büyüsün ama doğa zarar görmesin. Sürdürülebilirlik ise kaynakların korunup geliştirilerek yaşamın uzun vadede desteklenebilmesi durumudur; bir kalkınma anlayışını değil, bu durumun kendisini anlatır.
  6. Çevre felaketi. Burada zarar hem büyük hem kalıcıdır ve kaynağı insan etkinliğidir. Kitapta Aral Gölü'nün kuruması ve Bhopal gaz sızıntısı bu kavramın örnekleri olarak verilir.
2. Blok · Tanımdan kavram

Aşağıdaki tanımları oku ve her birinin hangi kavrama ait olduğunu bul. Havuzdaki kavramlardan ikisi hiçbir tanıma uymuyor.

Seçenekler
  • İçsel değer
  • Derin ekoloji
  • Çevre merkezci yaklaşım
  • Nesiller arası eşitlik
  • İnsan merkezci yaklaşım
  • Araçsal değer
  • Fütüristik yaklaşım
  • Canlı merkezci yaklaşım
  1. Ahlakın yalnızca insanlar arasındaki ilişkilerde geçerli olduğunu, bir ormanın ya da nehrin değerinin insana sağladığı yarara göre ölçüleceğini savunan yaklaşım.

  2. İnsanı diğer canlılardan üstün saymayan; bir böceğin ya da ağacın, insan ona değer verse de vermese de değerli olduğunu savunan yaklaşım.

  3. Ahlaki sorumluluğu yalnızca canlılarla sınırlamayıp dereyi, kayayı ve toprağı da kapsayacak biçimde genişleten; insanı ekosistemin eşit bir parçası sayan yaklaşım.

  4. Doğayı gelecekte yaşayacak insanlardan emanet aldığımızı söyleyen; bugün yaşayanların, onların refahı için bazı isteklerinden vazgeçmesini bekleyen yaklaşım.

  5. Bir varlığın, kimseye bir yararı olmasa da yalnızca kendisi olduğu için taşıdığı değer.

  6. Su, toprak ve orman gibi kaynakların bugün yaşayanlarla henüz doğmamış kuşaklar arasında adil bölüşülmesi.

Cevapları göster
  1. İnsan merkezci yaklaşım. Bu yaklaşıma göre etik yalnızca insanlar arasında geçerlidir ve doğa değerini insana sağladığı yarardan alır. Canlı merkezci yaklaşım ise diğer canlıları da kendi başına değerli sayar.
  2. Canlı merkezci yaklaşım. Bu yaklaşım canlıların değerini insanın onlara yüklediği değerden bağımsız görür ama sınırı canlılarda çizer. Sorumluluğu cansız doğaya kadar genişleten çevre merkezci yaklaşımdır.
  3. Çevre merkezci yaklaşım. Ayırt edici nokta cansız doğanın da ahlaki sorumluluğun içine alınmasıdır. Derin ekoloji de doğayı insandan bağımsız değerli sayar ama onun vurgusu, insanın kendi ihtiyaçları için doğanın zenginliğini ve çeşitliliğini azaltmaya hakkı olmadığıdır.
  4. Fütüristik yaklaşım. Merkezde gelecek kuşaklar var: İnsan doğanın efendisi değil koruyucusudur. Nesiller arası eşitlik ise bir çevre etiği yaklaşımı değil, kaynakların kuşaklar arasında adil paylaşılmasını anlatan kavramdır.
  5. İçsel değer. Bir şeyin işe yaradığı için değerli olması onun araçsal değeridir. Tanımda kimseye yararı olmasa da dendiği için doğru cevap içsel değerdir.
  6. Nesiller arası eşitlik. Bu kavram kaynakların bugün ve gelecekte adil paylaşılmasıyla ilgilidir. Fütüristik yaklaşım ise gelecek kuşakları merkeze alan bir çevre etiği görüşüdür.
3. Blok · Sınıflandırma

Aşağıdaki örneklerin her birinin doğal, yapay ya da sosyokültürel çevreden hangisine girdiğini bul. Doğal ve yapay çevrenin birlikte fiziksel çevreyi oluşturduğunu unutma.

Seçenekler
  • Doğal çevre
  • Yapay çevre
  • Sosyokültürel çevre
  1. Bir nehrin iki yakasını birbirine bağlayan asma köprü

  2. Köyde ekin kaldırmak için komşuların bir araya gelip birbirine yardım ettiği imece

  3. Eski bir yanardağın tepesinde kendiliğinden oluşmuş krater gölü

  4. Bir vadinin önüne set çekilerek oluşturulmuş baraj gölü

  5. Bayram sabahı bütün ailenin aynı sofrada buluşması geleneği

  6. Yüzlerce yılda kendiliğinden büyümüş yaşlı bir meşe ormanı

Cevapları göster
  1. Yapay çevre. Köprü, insanın doğayı dönüştürerek kurduğu bir yapıdır. Bu yüzden yapay çevreye girer; doğal ve yapay unsurlardan oluşan fiziksel çevrenin de parçasıdır.
  2. Sosyokültürel çevre. İmece bir yapı değil, insanlar arasındaki dayanışmaya dayanan bir gelenektir. İlişkilerden ve geleneklerden oluşan her şey sosyokültürel çevreye girer.
  3. Doğal çevre. Bu göl insan eli değmeden oluşmuştur, bu yüzden doğal çevredir. Aynı listedeki baraj gölüyle karıştırma: Orada suyu insan tutmuştur.
  4. Yapay çevre. İçinde su olması bir yeri doğal yapmaz. Baraj gölü insanın vadiye set çekmesiyle oluştuğu için yapay çevreye girer.
  5. Sosyokültürel çevre. Burada önemli olan sofranın kendisi değil, aileyi bir araya getiren gelenektir. Gelenekler ve aile bağları sosyokültürel çevreyi oluşturur.
  6. Doğal çevre. Orman insan eliyle kurulmamış, kendiliğinden büyümüştür; bu yüzden doğal çevredir.
4. Blok · Düşünceden düşünüre

Aşağıdaki görüşleri oku ve her birinin hangi düşünüre ait olduğunu bul. Havuzdaki iki isim hiçbir görüşe uymuyor.

Seçenekler
  • Adorno
  • Thomas Hobbes
  • Aristoteles
  • Arne Naess
  • René Descartes
  • Martin Heidegger
  • Francis Bacon
  • Aldo Leopold
  1. Doğadaki varlıklar insan için vardır. Bir bitkinin ya da hayvanın değeri, insana sağladığı yarar kadardır.

  2. Bilgi insana güç verir. Doğa bilimle anlaşılabilir ve elde edilen bilgi sayesinde insan doğaya egemen olabilir.

  3. Merkezine akıl sahibi insanı koyan mekanik bir doğa görüşü benimser. Aklı yücelterek insanın doğaya egemen olmasının önünü açar.

  4. İnsan doğaya egemen olmaya çalıştıkça egemen olduğu şeye yabancılaşır. Doğa üzerindeki bu egemenliğin bir bedeli vardır.

  5. İnsan doğanın bir üyesidir. Bu yüzden etik yalnızca insanlar arasında kalmamalı, bütün varlıklar arasındaki ilişkileri kapsamalıdır.

  6. İnsan doğanın üstünde duran bir canlı değil, onun bir parçasıdır. Bu yüzden diğer canlılarla eşit değere sahiptir.

Cevapları göster
  1. Aristoteles. Kitap, doğadaki varlıkların insan için olduğu ve değerlerinin insana sağladıkları fayda kadar olduğu görüşünü İlk Çağ filozofları arasında Aristoteles'e bağlar. Aynı dönemde Stoacılar ise insanın doğanın yasalarına uyması gerektiğini savunur.
  2. Francis Bacon. Bilgiyi güç sayan ve onu doğaya egemen olmanın aracı olarak gören görüş Bacon'a aittir. Descartes da egemenliğin yolunu açar ama onun ayırt edici yanı aklı yüceltip doğayı mekanik görmesidir.
  3. René Descartes. Aklın yüceltilmesi ve mekanik doğa görüşü birlikte Descartes'ı gösterir. Hobbes da doğayı makineye benzetir ama onun vurgusu insanla doğa arasındaki mücadelenin doğanın acımasız işleyişinden kaynaklanmasıdır.
  4. Adorno. Egemenlik ile yabancılaşma arasındaki bağı kuran Adorno'dur. Heidegger ise bilimin her şeyi ölçüp hesaplamaya yönelmesiyle varlığın anlamının unutulduğunu vurgular.
  5. Aldo Leopold. Etiği insanlar arasındaki ilişkilerden bütün varlıklara genişletme fikri Leopold'a aittir. Naess de insanı doğanın parçası sayar ama onun vurgusu insanın diğer canlılarla eşit değerde olmasıdır.
  6. Arne Naess. İnsanın doğanın parçası olduğu ve diğer canlılarla eşit değer taşıdığı görüşü Naess'e aittir. Leopold'un görüşünde ise öne çıkan, etiğin bütün varlıkları kapsayacak biçimde genişletilmesidir.

Açık uçlu sorular

Açık uçlu · 1

Mahallenin ortasındaki boş arsada yıllardır kendiliğinden büyümüş üç çınar ağacı var. Akşamları çocuklar burada top oynuyor, yaşlılar ağaçların gölgesinde çay içip sohbet ediyor. Mahallede park yeri sıkıntısı olduğu için arsaya katlı otopark yapılmasına karar verildi. Esnaf karardan memnun, bazı aileler ise itiraz ediyor.

Otopark kararı mahallenin doğal, yapay ve sosyokültürel çevresinde neleri değiştirir? Her biri için bir değişiklik yaz. Ardından bu değişikliklerden hangisini en önemli bulduğunu ve karara nasıl baktığını gerekçesiyle açıkla.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Çınarların kesilip yerlerine otopark yapılması için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Doğru. Hem çınarlar hem otopark fiziksel çevrenin parçasıdır. Değişen, fiziksel çevrenin içindeki dengedir: Doğal bir unsur gider, yapay bir unsur gelir.

Bu şık doğru değil. Fiziksel çevre doğal ve yapay unsurlardan oluşur; otopark da yapay bir unsur olarak fiziksel çevrenin parçasıdır. Sosyokültürel çevre ise yapılardan değil, insan ilişkilerinden oluşur.

Bu şık doğru değil. Arsa aynı zamanda insanların buluşma yeriydi. Bu alan kaybolunca komşuluk ilişkileri de etkilenir; bu da sosyokültürel çevrede bir değişikliktir.

Cevabında bunlar olmalı
  • Çınarların kesilmesi doğal çevrede bir kayıptır; otopark ise yapay çevreye eklenen bir unsurdur.
  • Çocukların oyun alanı ve yaşlıların sohbet yeri ortadan kalktığı için komşuluk ilişkileri, yani sosyokültürel çevre de değişir.
  • Doğal ve yapay unsurlar birlikte fiziksel çevreyi oluşturur; sosyokültürel çevre ise ilişkiler, gelenekler ve değerlerden oluşur.
  • Değerlendirme kısmında karara karşı ya da karardan yana bir tutum alınır ve bu tutum çevre türlerinden en az birindeki değişikliğe dayandırılır.
Örnek cevap

Otopark yapılınca çınar ağaçları kesileceği için doğal çevre küçülür, arsaya beton bir yapı geleceği için de yapay çevre büyür. Ama bence en önemli değişiklik sosyokültürel çevrede olur, çünkü bu arsa mahallede insanların buluştuğu tek yerdi. Çocuklar oyun alanını, yaşlılar sohbet ettikleri yeri kaybeder. Park sorunu başka bir yerde çözülebilir ama komşuluk ilişkileri bir kez zayıflayınca kolay geri gelmez. Bu yüzden otoparkın başka bir yere yapılmasını ve arsanın korunmasını savunurum.

Açık uçlu · 2

Okulunun yakınından geçen dere son iki yılda bulanıklaştı ve kıyısında ölü balıklar görülmeye başladı. Derenin yukarısında, kasabada en çok kişiye iş veren fabrika var ve atık suyunu dereye bırakıyor. Fabrika, arıtma tesisi kurarsa maliyetinin artacağını ve bazı çalışanlarını çıkarmak zorunda kalabileceğini söylüyor. Sınıfta bazı arkadaşların önce işsizliğin düşünülmesi gerektiğini, bazıları ise derenin hemen korunması gerektiğini savunuyor.

Bu olaydan hareketle sorulabilecek bir felsefi soru yaz. Sonra bu soruya kendi cevabını ver ve fabrika ile kasaba için ne yapılması gerektiğini sürdürülebilir kalkınma kavramını kullanarak gerekçelendir.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Aşağıdaki kararlardan hangisi sürdürülebilir kalkınma anlayışına en uygundur?

Bu şık doğru değil. Sürdürülebilir kalkınma kalkınmadan vazgeçmeyi değil, insan yaşamını iyileştirirken doğaya zarar vermemeyi hedefler. Fabrikanın kapanması insanların geçim kaynağını yok sayar.

Doğru. Bu karar hem kalkınmayı hem doğayı gözetir. Kitap da çevre sorunlarının çözümü için bilim insanlarının, yöneticilerin, sivil toplumun, kamu ve özel sektörün iş birliğine ihtiyaç olduğunu vurgular.

Bu şık doğru değil. Bu karar ekonomiyi doğanın önüne koyar. Kitap, ekonomiye öncelik veren politikaların artan tehlike karşısında sürdürülebilir kalkınmayı gündemine aldığını anlatır; sürdürülebilir kalkınmada ikisi birlikte gözetilir.

Cevabında bunlar olmalı
  • Olay, insanın doğal kaynakları kullanmasının ölçüsü ya da doğaya karşı ahlaki sorumluluğu gibi tartışmaya açık bir felsefi soruya dönüştürülür; tek cevaplı bir bilgi sorusu yazılmaz.
  • Sürdürülebilir kalkınma, insan yaşamını iyileştirirken doğaya zarar vermemeyi hedefler; bu yüzden yalnızca fabrikayı ya da yalnızca dereyi düşünmek yeterli değildir.
  • Sorunun kaynağı insan etkinliğidir; çözüm de kişilerin ve kurumların birlikte sorumluluk almasını gerektirir.
  • Önerilen çözüm ve yazılan felsefi soru birbirine bağlanır; çözüm gerekçesiyle birlikte verilir.
Örnek cevap

Bu olaydan şu felsefi soru çıkar: İnsan, geçimini sağlamak için doğal kaynakları ne ölçüde kullanabilir? Bence insan doğadan yararlanabilir ama bu yararlanma derenin canlılarını öldürecek kadar ileri gidemez. Fabrikayı kapatmak doğru olmaz, çünkü kasabadaki ailelerin geçimi buna bağlı. Ama atık suyu arıtmadan bırakmak da zamanla hem dereyi hem de kasabanın suyunu bozar. Sürdürülebilir kalkınma ekonominin doğaya zarar vermeden büyümesini istediği için fabrika arıtma tesisi kurmalı, belediye ve uzmanlar da maliyeti paylaşmanın yolunu aramalıdır.

Açık uçlu · 3

Köyünün yakınındaki dağın bir yamacına taş ocağı açılması planlanıyor ve köyün sosyal medya grubunda üç yorum öne çıkıyor. Deniz, taş ocağının köye iş getireceğini ve o yamacın zaten kimsenin işine yaramadığını yazıyor. Ece, yamaçtaki kuşların, tilkilerin ve ardıç ağaçlarının yaşamının da insanınki kadar değerli olduğunu söylüyor. Kaan ise yalnızca canlıların değil, kayaların, toprağın ve oradan çıkan kaynak suyunun da hesaba katılması gerektiğini, dağın bir bütün olarak ekosistemin parçası olduğunu savunuyor.

Üç yorumun her biri hangi çevre etiği yaklaşımına dayanıyor? Her yorumun bir güçlü ve bir zayıf yanını yaz. Sonra hangi yaklaşımı daha savunulabilir bulduğunu gerekçesiyle açıkla.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Ece'nin görüşünü Kaan'ın görüşünden ayıran temel fark nedir?

Doğru. Canlı merkezci yaklaşım sınırı canlılarda çizer. Çevre merkezci yaklaşım bu sınırı kaya, toprak ve su gibi cansız doğayı da kapsayacak biçimde genişletir.

Bu şık doğru değil. Canlı merkezci yaklaşım da insanı diğer canlılardan üstün saymaz. Ece hayvanların yaşamını insanınki kadar değerli gördüğünü açıkça söylüyor.

Bu şık doğru değil. Ece canlıların insana yararından söz etmiyor; onları kendi başına değerli görüyor. Doğaya araçsal değer veren yorum, yamacın işe yarayıp yaramadığına bakan Deniz'inkidir.

Deniz'in yamacın kimsenin işine yaramadığını söylemesi, doğaya nasıl bir değer biçtiğini gösterir?

Bu şık doğru değil. İçsel değer, bir şeyin kimseye yararı olmasa da kendisi olduğu için değerli olmasıdır. Deniz tam tersine yamacı işe yaramadığı için değersiz sayıyor.

Doğru. Deniz yamacın değerini insana sağlayacağı yarara göre ölçüyor. Bu, insan merkezci yaklaşımın doğaya bakışıdır: Doğa değerini insanla ilgili araçsal özelliğinden alır.

Bu şık doğru değil. Kitapta potansiyel değer, hangi varlıkların ahlaken hesaba katılacağını, yani varlıkların ahlaki statüsünü tartışan kavramdır. Deniz'in sözü bir varlığın neye yaradığıyla ilgilidir.

Cevabında bunlar olmalı
  • Deniz insan merkezci yaklaşıma dayanır: Yamacın değerini insana sağlayacağı yarara göre ölçer, yani doğaya araçsal değer biçer.
  • Ece canlı merkezci yaklaşıma dayanır: Hayvanların ve bitkilerin, insan onlara değer verse de vermese de değerli olduğunu düşünür ve insanı onlardan üstün saymaz.
  • Kaan çevre merkezci yaklaşıma dayanır: Ahlaki sorumluluğu kaya, toprak ve su gibi cansız doğayı da kapsayacak biçimde genişletir ve insanı ekosistemin eşit bir parçası sayar.
  • Güçlü ve zayıf yanlar vakadan örnekle yazılır; örneğin insan merkezci görüş köylülerin geçim kaygısını görür ama insan dışındaki varlıkları hesaba katmaz. Son bölümde bir yaklaşım seçilir ve gerekçelendirilir.
Örnek cevap

Deniz insan merkezci yaklaşımı savunuyor, çünkü yamacın değerini yalnızca insana sağlayacağı işe göre ölçüyor. Bu görüşün güçlü yanı köydeki insanların geçim sorununu görmesi, zayıf yanı ise kuşları ve ağaçları hiç hesaba katmaması. Ece canlı merkezci yaklaşımı savunuyor; hayvanların yaşamını ciddiye alıyor ama kaynak suyunu ve toprağı düşünmüyor. Kaan çevre merkezci yaklaşıma göre konuşuyor ve dağı bir bütün olarak görüyor; ancak köylülerin iş ihtiyacına bir cevap vermiyor. Ben Kaan'a daha yakınım, çünkü kaynak suyu bozulursa hem canlılar hem de köylüler zarar görür, yani dağı korumak sonunda insanı da korur.

Açık uçlu · 4

Dedenin köydeki bahçesinde, onun dedesinin diktiği yaşlı ceviz ağaçları var. Bir kereste firması ağaçlar için iyi bir fiyat teklif etti. Amcan bu parayla ailenin borcunu kapatmak istiyor. Deden ise ağaçların torunlar için durduğunu, kendisinin onları ancak emanet olarak koruduğunu söylüyor.

Sence ağaçlar satılmalı mı? Fütüristik yaklaşımı ve nesiller arası eşitlik kavramını kullanarak kendi görüşünü kur. Karşı tarafın en güçlü gerekçesini de yaz ve ona bir cevap ver.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Fütüristik yaklaşıma göre dedenin tutumu nasıl açıklanır?

Doğru. Fütüristik yaklaşım merkeze gelecek kuşakları alır ve bugün yaşayandan onların refahı için fedakârlık bekler. Dedenin ağaçları emanet saymasının dayanağı budur.

Bu şık doğru değil. Bu, derin ekolojinin ve içsel değer fikrinin söyleyeceği bir şeydir. Dede ise ağaçları torunlar için, yani gelecekteki insanlar için koruduğunu söylüyor.

Bu şık doğru değil. Bu seçenek hâlâ bir kazanç hesabı yapar. Fütüristik yaklaşımda asıl konu, bugünkü kuşağın gelecektekilerin payını tüketmemesi ve gerekirse fedakârlık etmesidir.

Nesiller arası eşitlik kavramına göre bu olayda tartışılan asıl soru hangisidir?

Bu şık doğru değil. Bu soru içsel değerle ilgilidir. Nesiller arası eşitlik değerin kaynağını değil, kaynağın kuşaklar arasında nasıl paylaşılacağını tartışır.

Bu şık doğru değil. Bu bir mülkiyet sorusudur. Nesiller arası eşitlik, ağacı kimin diktiğine değil, bugün yaşayanların gelecek kuşakların payını tüketip tüketmediğine bakar.

Doğru. Nesiller arası eşitlik kaynakların kuşaklar boyunca adil paylaşılmasını ister. Ağaçların bugün tümüyle kesilmesi, gelecek kuşakların bu kaynaktaki payını ortadan kaldırabilir.

Cevabında bunlar olmalı
  • Fütüristik yaklaşım merkeze gelecek kuşakları alır: Doğa gelecek kuşaklardan ödünç alınmıştır, insan onun sahibi değil koruyucusudur.
  • Bu yaklaşıma göre bugün yaşayan insan, gelecek kuşakların refahı için bazı ihtiyaç ya da isteklerinden fedakârlık etmelidir.
  • Nesiller arası eşitlik kaynakların bugünkü ve gelecekteki kuşaklar arasında adil paylaşılmasını ister; ağaçların bugün tümüyle kesilmesi gelecekteki payı yok edebilir.
  • Karşı tarafın gerekçesi (ailenin bugünkü borcu gibi) dürüstçe yazılır ve buna gerekçeli bir cevap verilir.
Örnek cevap

Bence ağaçların hepsi satılmamalı. Fütüristik yaklaşıma göre doğayı gelecek kuşaklardan ödünç alıyoruz; dedemin ağaçları emanet olarak görmesi de bu düşünceye uyuyor. Ağaçlar bugün kesilirse torunlar bu kaynaktan hiç yararlanamaz ve bu, nesiller arası eşitliğe aykırı olur. Amcamın en güçlü gerekçesi, ailenin bugün gerçek bir borcu olması. Buna cevabım şu: Borç başka yollarla ödenebilir ama yüz yıllık ağaçların yerini kısa sürede doldurmak mümkün değil. Bir uzlaşma olarak birkaç ağaç satılabilir ve yerlerine yenileri dikilebilir.