İçeriğe geç
FELSEFE 10 · 1. ÜNİTE

Felsefenin Doğası: Yazılıya Hazırlık Çalışma Soruları

Bu sorular konuyu tekrar etmen için. Önce kendin cevapla, sonra kontrol et.

Kısa cevaplı sorular

1. Blok · Tanımdan kavram

Aşağıdaki tanımları oku ve her birinin hangi kavrama ait olduğunu bul. Havuzdaki kavramlardan ikisi hiçbir tanıma uymuyor.

Seçenekler
  • Erdem
  • Hakikat
  • Philia
  • Filozof
  • Bilinç
  • Philosophia
  • Refleksiyon
  • Sophia
  1. Yunancada sevmek, aramak ve bir şeyin peşinden gitmek anlamlarını taşıyan kelime.

  2. Yunancada bilgelik anlamına gelen kelime.

  3. İki Yunanca kelimenin birleşmesinden oluşan, bilgelik sevgisi ya da bilginin peşinden koşmak anlamına gelen ve ilk kez Pythagoras'ın kullandığı bilinen terim.

  4. İnsanın hem kendisinin hem de çevresinde olup bitenin farkında olması; yalnızca şimdiki anı değil, geçmişi ve geleceği de kapsayan ve duygunun, algının, bilginin merkezi sayılan durum.

  5. Hakikati arayan kişinin, bildiğini yalnızca bilmekle kalmayıp kendi hayatına geçirmesi.

  6. Çocukluktaki merakını ve hayretini yetişkinlikte de canlı tutarak yaşamı ve evreni sürekli sorgulayan, bilgisine uygun yaşamaya çalışan kişi.

Cevapları göster
  1. Philia. Philia sevmek ve peşinden gitmek demektir. Felsefe teriminin ikinci parçası olan ve bilgelik anlamına gelen kelime ise sophiadır.
  2. Sophia. Sophia bilgelik demektir. Bu kelime philia ile birleşince felsefe teriminin kökü olan philosophia ortaya çıkar.
  3. Philosophia. Philosophia, philia ile sophianın birleşiminden oluşur. Tanımda iki kelimenin birleştiği söylendiği için tek tek parçalar değil, birleşik terim istenmektedir.
  4. Bilinç. Kitap bilinci duygunun, algının ve bilginin merkezi olarak tanımlar. İnsan bilinç sayesinde kendisini ve çevresini ayırt edebilir.
  5. Erdem. Bildiğini hayata geçiren kişi erdemli kabul edilir. Hakikat ise ulaşılmak istenen doğru bilgidir; onu yaşamak değil, aranan şeyin kendisidir.
  6. Filozof. Kitaba göre yetişkinlikte merak çoğu zaman yerini alışkanlıklara bırakır; filozof ise merakını canlı tutar. Hakikati arayıp bilgisine uygun yaşamaya çalışan kişi filozoftur.
2. Blok · Sınıflandırma

Aşağıdaki örneklerin her birinde hangi düşünme biçiminin kullanıldığını bul.

Seçenekler
  • Pratik düşünme
  • Yaratıcı düşünme
  • Eleştirel düşünme
  • Felsefi düşünme
  1. Otobüsü kaçıran Deniz'in, okula yetişmek için haritadan en kısa yürüyüş yolunu bulması

  2. Efe'nin, boş bir plastik şişeyi kesip saksıya çevirmesi ve pencere önünde fesleğen yetiştirmesi

  3. Gerçek olduğu iddiasıyla paylaşılan bir fotoğrafı gören Ece'nin, fotoğrafın ilk nerede yayımlandığını araştırıp başka kaynaklarla karşılaştırması

  4. Okul bahçesinde gölgelik az olduğu için öğrencilerin eski branda ve bambu çubuklarla kendi gölgeliklerini kurması

  5. Hasta bir sokak kedisine bakarken ödevini yetiştiremeyen Arda'nın, bir kurala uymanın mı birine yardım etmenin mi daha önemli olduğunu ve iyiliği neyin belirlediğini düşünmesi

  6. Bir öğrencinin, yıllar geçtikçe değişen biri olarak hep aynı kişi olarak kalıp kalmadığını, kendisini kendisi yapan şeyin ne olduğunu sorgulaması

Cevapları göster
  1. Pratik düşünme. Deniz günlük bir ihtiyaca hızlı ve kullanışlı bir çözüm arıyor; bu pratik düşünmedir. Burada alışılmışın dışında yeni bir çözüm üretilmediği için yaratıcı düşünme değildir.
  2. Yaratıcı düşünme. Efe bir nesneyi alışılmış kullanımının dışında, yeni bir amaç için kullanıyor. Özgün bir çözüm üretmek yaratıcı düşünmedir.
  3. Eleştirel düşünme. Ece bilgiyi doğrudan kabul etmiyor, doğruluğunu tartarak karar veriyor. Bu, eleştirel düşünmedir; henüz bir kavramın özünü ya da temellerini sorgulamadığı için felsefi düşünme değildir.
  4. Yaratıcı düşünme. Öğrenciler eldeki malzemeyle alışılmışın dışında yeni bir çözüm buluyor. Sorunu pratik bir ihtiyaç doğurmuş olsa da çözümün özgünlüğü onu yaratıcı düşünme yapar.
  5. Felsefi düşünme. Arda tek bir karara değil, iyilik ve kural gibi değerlerin temeline yöneliyor. Değerleri akla dayanarak bütüncül biçimde sorgulamak felsefi düşünmedir.
  6. Felsefi düşünme. Kişinin kendi varlığının ve kimliğinin temelini sorgulaması felsefi düşünmedir. Burada bir ihtiyaç giderilmiyor ya da bir bilginin doğruluğu tartılmıyor, bir kavramın özü aranıyor.
3. Blok · Tanımdan kavram

Aşağıdaki tanımlar felsefi düşüncenin özelliklerini anlatıyor. Her birinin hangi özelliğe ait olduğunu bul. Havuzdaki kavramlardan ikisi hiçbir tanıma uymuyor.

Seçenekler
  • Merak etme
  • Hayret etme
  • Tutarlı olma
  • Refleksiyon
  • Sistemli olma
  • Şüphe etme
  • Evrensel olma
  • Yığılımlı ilerleme
  1. Önceki filozofların düşüncelerinin sonraki filozoflarca eleştirilip geliştirilmesi ve felsefenin bu yolla ilerlemesi.

  2. Felsefenin ele aldığı problemlerin belli bir grubu değil, bütün insanlığı ilgilendirmesi.

  3. Bir düşünürün ileri sürdüğü düşünceler arasında çelişki bulunmaması.

  4. Doğru kabul edilen bilgileri hemen benimsemeyip sorgulamak ve onların dayanaklarını araştırmak.

  5. Alışılmış olanın dışına çıkıp dünyaya şaşkınlıkla bakmak ve böylece anlam arayışına girmek.

  6. Zihnin kendi düşüncelerini yeniden düşünmesi, yani düşünme üzerine düşünme.

Cevapları göster
  1. Yığılımlı ilerleme. Felsefe geçmiş düşüncelerin üzerine eleştirerek ekler; buna yığılımlı ilerleme ya da kümülatiflik denir. Sistemli olma ise bilgilerin düzenli ve bütünlüklü bir yapı içinde sunulmasıdır.
  2. Evrensel olma. Problemin herkesi ilgilendirmesi evrensel olmadır. Bir problemin hangi grup için geçerli olduğu, düşüncenin nasıl düzenlendiğiyle değil kapsamıyla ilgilidir.
  3. Tutarlı olma. Çelişkisizlik tutarlı olmanın ölçütüdür. Sistemli olma düşüncelerin düzenli bir bütün oluşturmasıyla ilgilidir; düzenli bir bütün bile kendi içinde çelişebilir.
  4. Şüphe etme. Doğru sayılan bilgilerin dayanağını araştırmak şüphe etmedir. Merak etme ise bilinen bir bilgiyi sorgulamak değil, çevreyi ve olayları öğrenme isteğidir.
  5. Hayret etme. Alışılmış olana şaşkınlıkla bakmak hayret etmedir. Merak etme öğrenme isteğiyle araştırmaya yönelir; hayret ise tanıdık olanı yeniden yabancı görmekle başlar.
  6. Refleksiyon. Düşünme üzerine düşünmek refleksiyondur. Kitapta bu özellik refleksif olma adıyla da geçer.
4. Blok · Düşünceden düşünüre

Aşağıda felsefenin farklı tanımları kendi cümlelerimizle verildi. Her tanımın hangi düşünüre ait olduğunu bul. Havuzdaki iki isim hiçbir tanıma uymuyor.

Seçenekler
  • Farabi
  • Rene Descartes
  • Karl Jaspers
  • Anselmus
  • Nurettin Topçu
  • Pythagoras
  • Aristoteles
  • Hilmi Ziya Ülken
  1. Bilgelik yalnızca tanrılara özgüdür; insana düşen, bilgeliği sevmek ve ona ulaşmak için çaba göstermektir.

  2. Felsefe, inanılan şeyi akılla anlamaya çalışmaktır.

  3. Felsefe, varlıkları var olmaları bakımından bilmektir.

  4. Felsefe, bir yere varmış olmak değil, yolda olmaktır.

  5. Felsefe, varlık hakkında düşünmek ve bu düşünce üzerine yeniden düşünmektir; başka bir deyişle varlık ilmidir.

  6. Felsefe, evreni bir bütün olarak kavrama çabasıdır; bu yüzden ahlakın da kaynağıdır.

Cevapları göster
  1. Pythagoras. Philosophia terimini ilk kullanan olarak bilinen Pythagoras, bilgeliği tanrılara özgü sayar. İnsan için felsefe, bilgeliğe sahip olmak değil onu sevip aramaktır.
  2. Anselmus. İnanılanı anlamaya çalışmak Anselmus'un felsefe tanımıdır. Bu tanımda felsefe, inançla akıl arasında köprü kurar.
  3. Farabi. Varlıkları var olmaları bakımından bilmek Farabi'nin tanımıdır. Aristoteles de varlıktan söz eder ama onun tanımının vurgusu varlığın ilkeleri ve nedenleri üzerine sistematik araştırmadır.
  4. Karl Jaspers. Felsefeyi yolda olmak diye tanımlayan Jaspers'tir. Bu tanım felsefenin bitmiş bir bilgi değil, süren bir arayış olduğunu vurgular.
  5. Hilmi Ziya Ülken. Varlık hakkındaki düşünce ve bu düşünce üzerine düşünce tanımı Hilmi Ziya Ülken'e aittir. Tanımda varlık ilmi vurgusu öne çıkar.
  6. Nurettin Topçu. Evreni bütün hâlinde kavrama çabası olarak felsefeyi ahlakın kaynağına bağlayan Nurettin Topçu'dur. Ayırt edici nokta ahlakla kurulan bu bağdır.

Açık uçlu sorular

Açık uçlu · 1

Tarih anlatan bir videoda anlatıcı, Avrupa'da düşüncenin yeniden canlanmasının tek bir nedeni olduğunu, bunun da matbaanın icadı olduğunu söylüyor. Video çok izlenmiş ve yorumların çoğu anlatıcıya katılıyor. Sınıf arkadaşın videoyu sana gönderip ne düşündüğünü soruyor. Sen de altına bir yorum yazmaya karar veriyorsun.

Felsefi düşüncenin 15-17. yüzyıllardaki gelişimi tek bir nedene bağlanabilir mi? Kitapta bu döneme ait verilen olaylardan ve düşünsel değişimlerden yararlanarak videonun altına yazacağın gerekçeli yorumu oluştur.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Kitaba göre İstanbul'un Fethi'nin Rönesans üzerindeki etkisi nedir?

Bu şık doğru değil. Kitaba göre Rönesans 1400'lerde İtalya'da başlayıp Avrupa'ya yayılmıştır. İstanbul 1453'te fethedildiği için fetih Rönesans'ı başlatmamış, hızlandırmıştır.

Doğru. Kitap fethin etkisini bu birikimin Avrupa'ya yayılması üzerinden açıklar. Bu da Rönesans'ın tek nedene değil, farklı birikimlerin buluşmasına dayandığını gösterir.

Bu şık doğru değil. Kitapta Reform hareketini tetikleyen olay olarak Martin Luther'in 95 Tez'ini kilise kapısına asması gösterilir. İstanbul'un Fethi Reform'la değil Rönesans'la ilişkilendirilir.

Aşağıdakilerden hangisi kitaba göre 15-17. yüzyıl felsefesinin özelliklerinden biri değildir?

Bu şık doğru değil. Bu özellik kitapta 15-17. yüzyıl için sayılır. Bu yüzden doğru cevap olamaz.

Bu şık doğru değil. Hümanizm kitapta 15-17. yüzyıl felsefesinin özellikleri arasında yer alır. Bu yüzden doğru cevap olamaz.

Doğru. Kitap bu özelliği MS 2-15. yüzyıllar arası felsefe için söyler. 15-17. yüzyılda ise kilisenin otoritesi sarsılmış, akla güven artmıştır.

Cevabında bunlar olmalı
  • Kitaba göre felsefi düşünce birdenbire ortaya çıkmamış; uzun bir bilgi birikimiyle, farklı toplumlarda farklı biçimlerde gelişmiştir.
  • 15-17. yüzyılda birden çok gelişme birlikte etkili olmuştur: Rönesans'ın İtalya'dan Avrupa'ya yayılması, matbaanın icadı, İstanbul'un Fethi'yle Antik Yunan ve İslam düşüncesine ait birikimin Avrupa'ya yayılması, Reform hareketi ve bilimsel gelişmeler.
  • Bu dönemde kilisenin otoritesi sarsılmış, ulus devlet düşüncesi öne çıkmış, akla güven artmış, hümanizm ortaya çıkmış ve modern bilim doğmuştur; yani kültürel, siyasal ve bilimsel koşullar birlikte rol oynamıştır.
  • Yorum, matbaanın önemini yok saymadan tek nedenli açıklamanın neden yetersiz kaldığını gerekçeyle gösterir.
Örnek cevap

Matbaanın icadı bilginin yayılmasını hızlandırdığı için önemlidir ama tek neden değildir. Kitaba göre Rönesans 1400'lerde İtalya'da başlamıştı, matbaa ise 1445'te icat edildi. Ayrıca İstanbul'un Fethi'nden sonra Antik Yunan felsefesi ve İslam düşüncesine ait birikim Avrupa'ya yayıldı ve Rönesans hızlandı. Aynı dönemde Reform hareketi kilisenin otoritesini sarstı, akla güven arttı ve hümanizm ortaya çıktı. Bu yüzden düşüncenin canlanmasını tek bir icada bağlamak, birbirini etkileyen kültürel, siyasal ve bilimsel koşulları görmezden gelmek olur.

Açık uçlu · 2

Okul yönetimi, ders süresince telefonların sınıftaki bir kutuda durması kuralını getirdi. Öğrenciler sınıf panosuna kuralla ilgili sorularını yazdı. Panoda kutunun teneffüste açılıp açılmayacağını, telefonsuz derslerde öğrencilerin dikkat süresinin artıp artmadığını, bir kuralın herkesin iyiliği için bir kişinin özgürlüğünü sınırlayıp sınırlayamayacağını ve kuralın hangi tarihte yürürlüğe girdiğini soran dört soru var.

Panodaki sorulardan hangisi ya da hangileri felsefi sorudur? Seçimini felsefi soruların özelliklerine dayanarak gerekçelendir. Ardından bu olaydan hareketle kendi felsefi sorunu yaz ve sorunun amacını, ön kabulünü ve anahtar kavramlarını belirt.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Telefonsuz derslerde dikkat süresinin artıp artmadığını soran soru neden felsefi soru değildir?

Bu şık doğru değil. Felsefi sorular günlük hayattan doğabilir. Bu sorunun felsefi olmaması konusundan değil, cevaplanma biçiminden kaynaklanır.

Doğru. Dikkat süresi ölçülebilir bir olgudur ve bu soru bilimsel bir araştırmayla cevaplanabilir. Kitaba göre bilimsel sorular ölçülebilir olguları açıklamaya hizmet eder.

Bu şık doğru değil. Dikkat süresi pek çok öğrenciyi ilgilendirebilir. Sorunu felsefi yapmayan şey kimi ilgilendirdiği değil, kesin bir cevabının ölçümle bulunabilmesidir.

Bir kuralın, herkesin iyiliği için bir kişinin özgürlüğünü sınırlayıp sınırlayamayacağını soran soruyu felsefi yapan özellik hangisidir?

Bu şık doğru değil. Felsefi soruların tek ve kesin bir cevabı yoktur; farklı ve tutarlı biçimlerde cevaplanabilirler. Tek kesin cevap felsefi olmayan sorulara özgüdür.

Bu şık doğru değil. Felsefi soru belli bir yere ve zamana bağlı kalmaz. Bu soru her toplumdaki kural ve özgürlük ilişkisini ilgilendirdiği için evrenseldir.

Doğru. Soru belirli bir uygulamayı değil, kavramların ne anlama geldiğini ve hangi temellere dayandığını sorguluyor. Kavramsal derinlik ve açık uçluluk onu felsefi soru yapar.

Cevabında bunlar olmalı
  • Panodaki felsefi soru, bir kuralın herkesin iyiliği için kişinin özgürlüğünü sınırlayıp sınırlayamayacağını soran sorudur; kutunun açılma saati ve kuralın tarihi pratik, dikkat süresi ise bilimsel sorulardır.
  • Felsefi soru kavramların özüne yönelir, tek ve kesin bir cevabı yoktur, zaman ve mekândan bağımsızdır ve verilen cevap insanın dünya görüşünü şekillendirebilir.
  • Öğrencinin yazdığı soru bu özellikleri taşır; amacı, peşinen kabul ettiği düşünce (ön kabul) ve kullandığı anahtar kavramlar açıkça belirtilir.
Örnek cevap

Panodaki felsefi soru, bir kuralın herkesin iyiliği için bir kişinin özgürlüğünü sınırlayıp sınırlayamayacağını soran sorudur. Bu soru yalnızca bizim okulumuzla ilgili değil, her toplumdaki kural ve özgürlük ilişkisiyle ilgilidir ve tek kesin bir cevabı yoktur. Dikkat süresini soran soru ise ölçümle cevaplanabileceği için bilimsel bir sorudur, kutunun saati ve kuralın tarihi de pratik sorulardır. Benim sorum şu: Bir kural, ona uyanlar ikna olmadan da adil olabilir mi? Bu sorunun amacı adil bir kuralın neye dayandığını anlamak; ön kabulü, kuralların ikna olmadan da uygulanabildiği; anahtar kavramları ise kural, adalet ve ikna.

Açık uçlu · 3

Kamp gecesi dört arkadaş yıldızlı gökyüzüne bakıyor. Bilim olimpiyatına hazırlanan Kerem, gördükleri yıldızlardan gelen ışığın yola ne zaman çıktığını hesaplıyor; Zehra, bu düzenin yaratılışın bir işareti olduğunu kutsal kitapta okuduğunu söylüyor. Resim yapan Can, gökyüzünün içinde uyandırdığı duyguyu tuvale aktarmak istiyor. Selim ise evrenin bir başlangıcı olup olmadığını ve bunu insanın bilip bilemeyeceğini soruyor.

Dört arkadaşın gökyüzüne yaklaşımını amaç, yöntem ve bilgi kaynağı bakımından karşılaştır. Sonra felsefenin bilim, din ve sanattan hangisine daha yakın durduğunu gerekçesiyle tartış.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Kerem'in yaklaşımını Selim'in yaklaşımından ayıran temel fark nedir?

Doğru. Kitaba göre bilim varlığı belli açılardan, gözlem, deney ve ölçümle inceler; felsefe ise varlığı bir bütün olarak ele alır ve akıl yürütmeyle gerekçe üretir.

Bu şık doğru değil. Kitaba göre bilim ve felsefe aklı temel alır. İkisini ayıran şey aklı kullanıp kullanmamaları değil, konuya yaklaşım biçimleri ve yöntemleridir.

Bu şık doğru değil. Durum tersidir: Bilimsel bilgi kanıtlanabilir ve test edilebilir olduğu için genelgeçer kabul edilir. Felsefe ise kesin kanıt sunmaz; bu yüzden felsefede farklı görüşler bulunur.

Zehra ile Selim'in yaklaşımlarının ortak noktası hangisidir?

Bu şık doğru değil. Bilgiyi vahiy ve kutsal metinden alan yalnızca Zehra'dır. Selim akla dayanarak soru soruyor.

Doğru. Kitaba göre felsefe ve din insanı, evreni, hayatın anlamını ve önemini konu edinir. Ayrıldıkları nokta, felsefenin akla, dinin inanca ve vahye dayanmasıdır.

Bu şık doğru değil. Sonuçları gözlem ve deneyle sınamak bilimin yöntemidir. Ne Zehra ne de Selim gözlem yoluyla bir sonucu sınıyor.

Cevabında bunlar olmalı
  • Kerem bilimsel yaklaşımı temsil eder: Varlığın belli bir yönünü gözlem ve ölçümle inceler, sınanabilir ve genelgeçer sonuçlara ulaşmak ister.
  • Zehra dinî yaklaşımı temsil eder: Bilgiyi vahiy ve kutsal metinlerden alır, insanın manevi ihtiyaçlarına cevap verir. Can sanatı temsil eder: Hayal gücü ve yaratıcılıkla duyguyu estetik biçimde ifade etmeyi, güzele ulaşmayı amaçlar.
  • Selim felsefi yaklaşımı temsil eder: Varlığı bir bütün olarak ele alır, akıl yürütme ve tartışmayla gerekçe üretir ama kesin kanıt sunmaz.
  • Felsefe aklı temel alması bakımından bilime, evren ve anlam sorularını konu edinmesi bakımından dine yakındır; tartışmada bu benzerlik ve farklılıklardan en az ikisi gerekçe olarak kullanılır.
Örnek cevap

Kerem gökyüzünü ölçerek ve hesaplayarak anlamaya çalışıyor; bu bilimsel bir yaklaşımdır ve sınanabilir bir sonuca ulaşmak ister. Zehra bilgiyi kutsal kitaptan alıyor ve gökyüzüne inançla bakıyor. Can'ın amacı bilgi değil, gökyüzünün uyandırdığı duyguyu güzel bir biçimde anlatmak. Selim ise evrenin başlangıcını aklıyla soruşturuyor ama bunu ölçümle kesin olarak kanıtlayamaz. Bence felsefe en çok bilime yakındır, çünkü ikisi de akla dayanır; yine de evrenin anlamını sorması bakımından felsefe dinle de ortak bir konuya sahiptir.

Açık uçlu · 4

Okul yönetimi, haftada bir toplanan felsefe kulübünün kapatılıp yerine sınav hazırlık etüdü açılmasını öneriyor. Bazı veliler felsefenin sınavda işe yaramadığını, çocukların vaktini boşa harcadığını söylüyor. Kulüp üyeleri ise kulüpte okuldaki bazı sorunları birlikte tartışıp yönetime öneriler götürdüklerini anlatıyor. Okul meclisinde bu konuda görüş bildirme sırası sana geldi.

Kulübün kalması mı yoksa kapanması mı gerektiğine dair görüşünü, felsefenin bireysel ve toplumsal işlevlerinden en az birer örnek kullanarak kur. Karşı görüşün en güçlü gerekçesini de yaz ve ona bir cevap ver.

Cevabını kâğıda yaz ya da sesli söyle, sonra devam et.

Kontrol et
Aşağıdakilerden hangisi felsefenin toplumsal işlevine örnektir?

Bu şık doğru değil. Bu örnekte felsefe kişinin kendi kararına katkı sağlıyor; bu, bireysel işlevdir. Toplumsal işlev toplumun ortak sorunlarıyla ilgilidir.

Doğru. Felsefe toplumun ortak sorunlarını tartışmaya ve birlikte düşünme kültürüne katkı sağlar. Kitapta 2013 Dünya Felsefe Günü'nde sosyal adalet ve kapsayıcılığın tartışılması buna örnektir.

Bu şık doğru değil. Kişinin kendi düşünme biçimini fark etmesi felsefenin bireye yaptığı katkıdır, yani bireysel işlevdir.

Cevabında bunlar olmalı
  • Felsefenin bireysel işlevi: Kişiye alternatif çözümler üretme, karar alma, olaylara farklı bakış açılarıyla bakma, eleştirel düşünme ve akıl yürütme becerisi kazandırır; en iyi gerekçelerle sonuca varmayı ve bu sonucun değişebileceğini öğretir.
  • Felsefenin toplumsal işlevi: Toplumun ortak sorunlarının tartışılmasına, birlikte düşünme kültürüne ve kapsayıcı bir toplumsal gelişmeye katkı sağlar.
  • Kulüp üyelerinin okul sorunlarını tartışıp yönetime öneri götürmesi, felsefenin toplumsal işlevine somut bir örnektir.
  • Karşı görüşün gerekçesi (sınav başarısının önemi gibi) dürüstçe yazılır ve buna gerekçeli bir cevap verilir.
Örnek cevap

Bence felsefe kulübü kapanmamalı. Kulüp, öğrencilerin farklı bakış açılarını tartmayı ve görüşlerini gerekçelendirmeyi öğrendiği bir yer; bu da felsefenin bireysel işlevidir. Üyelerin okul sorunlarını birlikte tartışıp yönetime öneri götürmesi ise felsefenin toplumsal işlevini gösteriyor, çünkü ortak sorunlar birlikte düşünülerek çözülmeye çalışılıyor. Karşı görüşün en güçlü gerekçesi, sınavın öğrencilerin geleceği için önemli olması. Buna cevabım şu: Sınav etüdü haftanın başka bir gününe konabilir, ama birlikte düşünme alışkanlığı bir kez kaybolursa onu yeniden kazanmak zordur.